Uluslararası Ticaret Politikaları

ULUSLARARASI TİCARET

Uluslararası ticaret, uluslararası sınırlar veya bölgeler arasında sermaye, mal ve hizmetlerin değişimidir.  Çoğu ülkede, bu tür ticaret, gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) önemli bir payını temsil eder.  Sanayileşme, gelişmiş ulaşım, küreselleşme, çok uluslu şirketler ve dış kaynak kullanımı uluslararası ticaret sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir, Uluslararası ticaretin artması küreselleşmenin devamı için çok önemlidir.  Uluslararası ticaret olmasaydı, uluslar kendi sınırları içinde üretilen mal ve hizmetlerle sınırlı olurdu. 

ULUSLARARASI TİCARET NEDİR?

Bir süpermarkete girip Güney Amerika muzu, Brezilya kahvesi veya herhangi bir ülkenin bir ürününü alabiliyorsanız, uluslararası ticaretin etkilerini yaşıyorsunuz.  Uluslararası ticaret, aksi halde bizim için mevcut olamayacak mal ve hizmetler için pazarlarımızı genişletmemizi sağlar.  Japon, Alman veya Amerikan arabaları arasından seçim yapabilmenizin nedeni budur.  Uluslararası ticaretin bir sonucu olarak, pazar daha fazla rekabet ve dolayısıyla daha rekabetçi fiyatlar içerir ve bu da tüketiciye daha ucuz bir ürünü eve getirir.  Uluslararası ticaret, ülkeler arasında mal ve hizmet alışverişidir.  Bu tür ticaret, fiyatların veya arz ve talebin küresel olayları etkilediği ve onlardan etkilendiği bir dünya ekonomisine yol açar.  Örneğin, Asya’daki siyasi değişim, işgücü maliyetinde bir artışa neden olabilir, dolayısıyla Malezya merkezli bir Amerikan spor ayakkabı şirketinin üretim maliyetlerini artırabilir ve bu da satın almak için ödemeniz gereken fiyatta bir artışa neden olabilir.  İşçilik maliyetinin düşmesi ise yeni ayakkabınız için daha az ödeme yapmanıza neden olur.  Küresel ticaret, tüketicilere ve ülkelere, kendi ülkelerinde mevcut olmayan (üretilmeyen) mal ve hizmetlere maruz kalma fırsatı verir.  Uluslararası pazarda hemen hemen her tür ürün bulunabilir: gıda, giysi, yedek parça, yağ, mücevher ve su.  Hizmetler de ticarettir: turizm, bankacılık, danışmanlık ve ulaşım.  Küresel pazara satılan bir ürün ihracat, küresel pazardan alınan bir ürün ise ithalattır.  İthalat ve ihracat, bir ülkenin cari hesabında ticaret dengesinde muhasebeleştirilir. Küresel ticarette artan verimlilik Küresel ticaret, zengin ülkelerin kaynaklarını – emek, teknoloji veya sermaye – daha verimli kullanmalarını sağlar.  Ülkeler farklı varlıklara ve doğal kaynaklara (toprak, emek, sermaye ve teknoloji) sahip olduklarından, bazı ülkeler aynı malları daha verimli üretebilir ve dolayısıyla diğer ülkelere göre daha ucuza satabilir.  Bir ülke bir öğeyi verimli bir şekilde üretemezse, öğeyi başka bir ülkeden alabilir.

ULUSLARARASI TİCARET POLİTİKALARI

Ülkelerin uluslararası ticareti kısıtlamaya (yani ithalatını azaltmaya) ya da artırmaya (ihracatını artırmaya) yönelik olarak aldıkları kararlar ve önlemlerle ticarete müdahale etmelerine uluslararası ticaret politikaları denilmektedir.

Ticarete müdahale edilmesinin temel amaçları arasında;

  • Dış rekabetten korunma
  • Ekonomik kalkınma
  • Piyasa aksaklıklarının giderilmesi
  • Dış ödemeler dengesizliklerinin giderilmesi
  • İç ekonomik istikrarının sağlanması
  • Hazineye gelir sağlama
  • Sosyal ve siyasal nedenler yer almaktadır.

ULUSLARARASI TİCARET POLİTİKASININ ARAÇLARI

1. Gümrük Tarifeleri

Hükümetlerin ithal edilecek malların fiziki miktarı veya değerleri üzerinden aldıkları vergilerdir. Her mal için uygulanması gereken vergi oranı listeler halinde (tarife) gösterilmektedir.

Gümrük vergisinin iki tür etkisi söz konusudur;

  • Gümrük vergileri ithal edilen malların fiyatını yükselterek yerli üreticilerin yabancı işletmelerin rekabetine karşı korunmasını sağlar.
  • İkinci olarak ise gümrük vergileri devlet için bir gelir kaynağıdır.

İTHALATTA İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ UYGULANMASI

2020 yılında 7 ayrı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bazı ürünler için getirilen ve süresi 31 Aralık’ta dolan ilave gümrük vergileri tek bir kararnamede toplanmıştır.

Yeni kararname de beyaz eşya ve otomobilden ipliğe kadar geniş bir yelpazede yer alan 4815 ürüne %1.9 ile %30 arasında değişen oranlarda ilave gümrük vergisi getirilmiştir. Bu kararnameye ek olarak üç ayrı listede yer alan ilave gümrük vergilerinden AB, EFTA ve bazı ülkeler muaf olacak ve geçen yılki düzenlemelerin aksine bu ilave gümrük vergileri, yeni bir kararname yayınlanana kadar geçerli olacaktır.

İLAVE GÜMRÜK VERGİSİNE TABİ OLMAYAN ÜLKELER

  • EFTA üyesi ülkeler
  • AB ülkeleri
  • Singapur
  • Malezya
  • Güney Kore
  • Faroe Asaları
  • Moldova
  • İsrail
  • Makedonya
  • Bosna Hersek
  • Fas
  • Filistin
  • Mısır
  • Tunus
  • Arnavutluk
  • Gürcistan
  • Karadağ
  • Sırbistan
  • Şili
  • Kosova
  • Morityus

2. Tarife Dışı Araçlar – Miktar Kısıtlamaları

a) İthalat Kotaları: Hükümetlerin ithal edilecek mal hacmi üzerine fiziki miktar veya değer olarak koyduğu sınırlandırmalardır. Kotalar bir ülkeye, belirli ülkelere veya bütün ülkelere uygulanan kısıtlamalardır. Kısıtlamalar belirli ürün çeşitleri, ürün miktarı veya ürün değerine göre yapılabilir.

Kotalar ihracata  da aynı şekilde uygulanabilir. İthalata adet veya toplam değer olarak konulan sınırlamalar yani kotalar da çeşitli ülkelerce dış rekabeti önleyici yöntem olarak kullanılmaktadır. Kotaların yönetimi genellikle ithal lisansları ile yapılır.

(İthal Lisansı: Tarife kontenjanı uygulaması kapsamında ithalat yapılmasını sağlamak üzere Bakanlıkça düzenlenen elektronik belgedir.)

TÜRKİYE’NİN TEK TARAFLI KOTA UYGULADIĞI ÜLKELER

  • Yugoslavya
  • Tayland
  • Ukrayna
  • Singapur
  • Kuzey Kore
  • Arjantin
  • Özbekistan
  • Peru
  • Brezilya
  • Filipinler
  • Hindistan
  • Hong Kong
  • Bosna Hersek / Hırvatistan

b) İthalat Yasakları: Yerli sanayiyi dış rekabetten korumak, dış açıkların kapatılması ya da ekonomi için önemsiz ve lüks sayılan malların dış alımlarını engellemek amacıyla bazı malların ülkeye girişinin tamamen yasaklanmasıdır.

İthalat Yasakları (Tarım İle İlgili Olanlar)

  • Tabii gübre
  • Kütlü pamuk
  • Tarımsal amaçlı toprak
  • İğne yapraklı ağaç odunlarının yakacak amaçlı olanları
  • Kestane, Meşe, Şeker akça Ağaç ve Kavağın izole edilmiş kabukları
  • İthale mani teşkil eden karantinaya tabi zararlı organizmalar
  • Bitki ve bitkisel ürünlerin ithalatında istenen özel şartları sağlamayan ürünler
  • Bazı bitki veya bitkisel ürünlerde bulunması halinde ithale mani teşkil eden karantinaya tabi zararlı organizmalar ile bulaşık ürünler
  • Palmiye familyasına ait bitki karantinası yönetmeliğinde belirtilen bitkiler ve Agave americana bitkisi

c) Çoklu Kur Sistemi: Bir ülkede hükümetin farklı dış ticaret işlemleri için çeşitli mal ve hizmetlerin ithalatında farklı, ihracatında farklı kurların uygulanmasıdır

Amaç; ülkenin kıt döviz kaynaklarından tasarruf sağlamak veya ihracatı özendirmek için döviz gelirlerini artırmaktır. İthali engellenmek istenilen ve veya ihracı özendirilmek istenilen mal ve hizmetlere yüksek resmi kurlar uygulanır.

İthali özendirmek ve ihracı engellenmek istenilen mal ve hizmetler de düşük kurlara tabi tutulur.

d) Döviz Kontrolü: Uluslararası ticaret bedellerinin ödenmesinde kullanılan döviz ile ilgili işlemler üzerine hükümetlerin sınırlama koymalarıdır.

Amaç;  Ülkenin ulusal parasının istikrarını sağlamak, altın ve döviz rezervlerini korumak ve ödemeler bilançosu dengesizliklerini gidermektir.

  • Türkiye bugün dalgalı müdahaleli kur rejimini uygulamaktadır. Merkez Bankası kurlarda ortaya çıkan aşırı hareketlilik hallerinde ihale yoluyla  ya da önceden ilan edilmemiş alım satım uygulamalarıyla kurlara müdahale ederek istediği sınırlara çekmeye çalışmaktadır.

3. Diğer Tarife Dışı Araçlar

a) Damping: İhracatçı firmanın malını dış piyasada, iç piyasada sattığından daha düşük fiyata satmasıdır.

Burada amaç; Piyasa fiyatlarından çok daha düşük fiyatlarla yurt dışı piyasasına girip mevcut firmaların piyasadan çekilmesine sebep olduktan sonra piyasayı ele geçirip yüksek fiyatlara satmaktır ve o ülkenin yerel üreticilerinin üretimden çekilmesini sağlayıp kendisine bağımlı hale getirmektir.

Ülkeler bu durumun olmasını istemeyeceği için anti damping vergisi getirirler. Anti damping vergisi aynı ülkede faaliyet gösteren farklı firmalar için farklı olarak belirlenebilir ve hatta aynı ülkedeki bazı firmalar bu uygulamalardan muaf tutulabilirler.

b) İhracat Sübvansiyonları: Yapılan ihracat karşılığında ihracatçılara ulusal para cinsinden daha fazla ödeme yapılmasıdır. İç piyasaya dönük endüstrilere sübvansiyonlar; ülke içinde ithalata rakip mal üreten üreticiye düşük dünya fiyatı ile yüksek yurt içi fiyat arasındaki fark kadar ödeme yapılmasıdır.

İhracatı özendirmek için dış satımcılara sağlanan dolaysız ödemeleri kapsamaktadır. Sübvansiyonların bir kısmı üretim maliyetlerini düşürmeye yöneliktir, bir kısmı ise kazanılan dövizler karşılığında ihracatçıya daha fazla ulusal gelir kazandırmaya yöneliktir.

c) Fark Giderici Vergiler: İthal malları yurt içinde üretilen yerli üreticiler için yüksek yurt içi fiyatlar belirleyip, ithalattan bu fiyatları düşük dünya fiyatlarına eşitleyecek kadar vergi almaktır.

Örneğin; hükümet yeni kurulmuş olan ve maliyetleri yüksek bir yerli endüstriyi korumak veya gelir dağılımlarını tarım kesimi gibi sosyal bir sınıf lehine değiştirmek için, bunların ürettikleri mallara yüksek fiyatlar belirleme yoluna gidebilir. Ancak ucuz fiyatlı ithalatın ülkeye dolmasını önlemek için de önlemler almalıdır. (ithalat kotaları / fark giderici vergilere başvurmaktadır)

Fark giderici vergi uygulamaları oluşturdukları etkiler ile kotalara benzemektedir ve çok katı uygulamalardır. Yabancı malların ülkeye girişini tamamen engelleyebilmektedir.

d) Yurt İçi Katkı Zorunluluğu: Bir malın üretim yerinin (menşe) belirlenmesi için üretiminde belirli bir oranda yerli mal / hizmet kullanımının zorunlu olmasıdır.

KYOTO Sözleşmesi’nde menşe kuralı; “ulusal mevzuat veya uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş ilkelerden hareketle geliştirilmiş ve bir ülke tarafından eşyanın menşeini tespit etmek amacı ile kullanılan spesifik hükümler“ olarak tanımlanmaktadır.

Örneğin Amerika ‘da üretilen bir eşyayı İngiltere Türkiye’ye ihraç etmesi halinde, eşyanın menşei ülkesi Amerika olmaktadır. Ancak eğer İngiltere’de iken o eşyaya belirli oranlarda herhangi bir işlem yapılmış olsaydı menşe ülkesi İngiltere olacaktır.

e. İhracat Vergileri: Bir ülkenin gümrük sınırlarından satışı için yurtdışına çıkan ürünlerin yurt içinde kullanımına yetecek olandan çok daha fazlasını yurt dışında satılması için gönderilen ihraç mallarına konulan vergilerdir.  Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sıralaması aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:

EN FAZLA İHRACAT YAPILAN 10 ÜLKE

f) Karteller: Benzer malları / hizmetleri üreten firmaların fiyatları belirlemek, üretimi kısmak, piyasaları bölüşmek veya yeni teknolojilerin kullanımını sınırlandırmak için aralarında gizli anlaşma yapmalarıdır.

Amaç; rekabeti önlemek ve piyasada tekel oluşturarak daha çok kâr sağlamaktır ve diğer rakiplerin sektöre girmesi engellenmektedir.

OPEC (Petrol İhracat Ülkeler Birliği)  bu duruma iyi bir örnek olarak gösterilebilir. Birlik 1973-1985 yıllarında kartel kriterlerinde faaliyet göstermiştir ama zamanla ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda daha fazla kazanmaya yönelttiğinden OPEC maksadını yitiren bir birlik haline gelmiştir.

4. Yeni Korumacılık Araçları

a) Gönüllü İhracat Kısıtlamaları: Gelişmiş ithalatçı ülke ile varılan anlaşma sonucunda ihracat ve üzerine kısıtlamalar( kotalar) konulmasıdır.

Bu politika, birbiri ile dış ticaret ilişkisi olan iki ülkenin belirli olan malların ihracatı konusunda karşılıklı olarak anlaşıp gönüllü bir kısıtlamaya gitmeleri uygulamalarıdır. Bu zamana kadar en yaygın uygulamasını otomobil ve çelik ithalatında bulmuştur.

Bu uygulamaya bir örnek verecek olursak; Çin ve Amerika arasında tekstil ürünleri üzerine yapılmıştır. 2001 yılında Çin ‘in DTÖ’ye  (Dünya Ticaret Örgütü)  girmesi ile artan ihracatı diğer DTÖ üyelerinin Çin’e karşı almasına sebep olmuştur. ATC ‘nin 2005 yılında sona ermesi ile sıfırlanan tekstil ve hazır giyim kısıtlamalarının sonucunda Çin ‘in çokça artan ihracatı karşısında bir numaralı müşterisi olan Amerika bu durum karşısında bir tehdit yaşamıştır. Ve bu durum da 2005-2008 yıllarında geçerli olan bir gönüllü ihracat kısıtlaması anlaşmasına zemin hazırlamıştır. Ancak bu anlaşmaya rağmen Çin ‘in Amerika ‘ya yaptığı hazır giyim ve tekstil ihracatındaki büyüme hızla devam etmiştir.

b) Sağlık ve Çevre Standartları: İdari  düzenlemeler; bir ülkede halk sağlığı ve güvenliği ya da doğal çevreyi korumak için belirlenen standartların ve idari yönergelerin uluslararası ticareti kısıtlamak amacıyla kullanılmasıdır.

Çevresel bozulmaların insan hayatı üzerindeki etkisi arttıkça doğal çevrenin de korunmasına yönelik olan özen de artmaktadır. Endüstri, teknoloji ve çevresel faktörlerin de bir arada değerlendirilmesi ile ekonomik faaliyetlerde çevresel  etkilerin bir arada değerlendirilmesi ile ekonomik faaliyetlerde çevresel etkinin ölçülmesi zorunlu bir hal almıştır.

Ülkeler ulusal sınırlar içerisinde çevresel konulara dikkat etseler de çevre ülkelerden de etkilenebilmektedir, ancak olası etkileri en aza indirmek için belirli uygulamalar ve kotalar getirmektedir.

c) Kamu İhaleleri: Yerli ve yabancı firmaların katıldığı kamuya ait ihalelerde yerli üreticilere öncelik verilmesidir( ayrımcı davranılmasıdır).

Kamu ihalesi devlet kademelerinin ihtiyacı olan mal veya hizmetlerin alınması amacıyla yapılan satın alma faaliyetleridir. Kamu ihaleleri farklı yollarla yapılır. Tüm kamu ihaleleri Kamu İhale kanuna uygun olmak zorundadır. Kamu İhale Kurumu tarafından yayınlanan kamu ihaleleri kanunundan belirtilen şekilde düzenlenmesi ya da ihale katılımcıları kamu ihalesinde mevzuata uygun davranmaması ihale iptal edilir. Ya da ortada teklif varsa bu teklif geçersiz sayılmaktadır.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*