Uluslararası Denizcilik Sözleşmeleri

FAL SÖZLEŞMESİ

Ülkemiz 13 Mayıs 2016 tarihinde IMO mevzuatı kapsamındaki Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi (FAL – Convention on Facilitation of International Maritime Traffic)’ni imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Birleşik Krallık nezdindeki Büyükelçisi ve daimî IMO temsilcisi Abdurrahman Bilgiç, IMO genel merkezinde IMO Genel Sekreteri Kitack Lim’le bir araya geldi ve sözleşme metnini teslim aldı.

Fal Sözleşmesi, deniz trafiği yoğunluğunu asgariye indirmeyi, hükümetlerin birbiriyle daha koordineli çalışmasına yardımcı olmayı ve resmi işlemler ile usullerin eşgüdümünde mümkün olan en yüksek düzeye ulaşmayı hedefliyor. Sözleşme özellikle kamu idarelerine sunulması gereken beyanların sayısını azaltıyor.

MARPOL

1973 yılında imzalanan 1978 yılında değiştirilen Denizlerin Gemilerden Kirlenmesini Önleme Uluslararası Sözleşmesi. İngilizce Marine Pollution teriminden türetilmiştir. Kısaca MARPOL 73/78 olarak ifade edilir.

Sözleşme kirliliği önleme, atıkların nasıl saklanacağı ve bertaraf edileceği hakkında kurallardan oluşur.

6 ek protokolden oluşur.

  • Ek I: Petrolden Oluşan Kirlenmenin Önlenmesi İçin Kurallar,
  • Ek II: Dökme Zehirli Sıvı Maddelerden Oluşan Kirlenmenin Kontrolü İçin Kurallar,
  • Ek III: Paketlenmiş Olarak Taşınan Zehirli Sıvı Maddelerden Oluşan Kirlenmenin Kontrolü İçin Kurallar,
  • Ek IV: Gemi Pis Sularından Oluşan Kirlenmenin Kontrolü İçin Kurallar,
  • Ek V: Gemilerden Atılan Çöplerden Kirlenmenin Önlenmesi İçin Kurallar,
  • Ek VI: Gemi Baca Gazlarından Kirlenmenin Önlenmesi İçin Kurallar.

STCW NEDİR?

Standart of trying Start application Andwatchkeeping olarak bilinen stcw, aynı zamanda Türkçe üzerinden bir anlama sahip. Bu doğrultuda ‘gemi adamlarının eğitim, belgelendirme ve vardiya tutma standardı’ olarak bilinmektedir. Özellikle Gemi adamlarının denizdeki güvenliğini esas alan bir standart olarak ifade etmek mümkündür. Bu konuda birçok farklı ülke üye olarak bu standart ve sistem dahilinde kuralları kabul eder. Böylece çok daha güvenli bir şekilde denizcilik ve gemicilik gerçekleşir.

5 TEMEL STCW NELERDİR?

Kendi içerisinde birçok farklı sertifika üzerinden ele alınan stcw, bu doğru da 5 temel yapı üzerinden öne çıkar.

  • Deniz güvenlik eğitimleri ve belgeleri
  • Seyir güvenlik eğitimleri ve belgeler
  • İlk yardım ve tıbbi bakım eğitimi ve belgeleri
  • İleri yangınla mücadele ve eğitim belgesi
  • Hızlı can kurtarma botu eğitimi ve belgesi

IMO NEDİR?

Denizcilik sektörünün uluslararası niteliğinden dolayı, eskiden beri denizcilik faaliyetlerinde güvenliği arttırmak amacıyla yapılacak olan çalışmaların her bir ülkenin kendi başına ve birbirleriyle eşgüdüm içerisinde olmaksızın yapılması halinde etkin olamayacağı, bu etkinliğin ancak uluslararası düzeyde bu çalışmaların yapılması halinde sağlanabileceği zaten kabul edilmekteydi. Her ne kadar o zamana kadar denizcilik konularında birkaç önemli uluslararası anlaşma imzalanmış ise de pek çok devlet düzenli olarak denizcilik konularında çalışmalar yürütecek ve yapılan çalışmalarda eşgüdümü sağlayacak sürekli bazda çalışacak bir örgüte gereksinim olduğuna inanmakta idiler.

IMO merkezi Londra’dadır ve merkezi İngiltere’de bulunan tek Birleşmiş Milletler kuruluşudur. İdare organı Genel Kurul’dur. Genel Kurul her iki yılda bir toplanır. IMO’nun ikisi gözlemci üye olmak üzere halen 162 üyesi bulunmaktadır. Genel Kurul un toplantıları arasındaki sürede Genel Kurul tarafından seçilen 40 üyeden oluşan Konsey, IMO’nun idare organı olarak faaliyet gösterir.

IMO, teknik bir örgüttür ve çalışmalarının pek çoğu birtakım komiteler ve alt komiteler tarafından yürütülür.  Bunlardan en önemlisi Deniz Güvenliği Komitesi’dir (MSC). Deniz Güvenliği Komitesi’nin yürüttükleri çalışmalara uygun olarak isimlendirilmiş alt komiteleri vardır: Seyir Güvenliği (NAV), Telsiz Haberleşmesi ve Arama-Kurtarma (COMSAR) Eğitim ve Vardiya (STW); Tehlikeli maddelerin, katı yüklerin ve Konteynırların taşınması (DSC), Gemi dizaynı ve donanımı (DE); Yangından Korunma (FP); Gemi dengesi, yükleme hatları ve Balıkçı Gemilerinin Güvenliği (SLF); Bayrak Devleti Uygulamaları (FSI)¸Dökme sıvılar ve gazlar (BLG).

Deniz Çevresinin Korunması Komitesi (MEPC), Genel Kurul tarafından Kasım 1973 tarihinde kuruldu. Görevi Örgütün gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik etkinliklerinde eşgüdümü sağlamaktır. FSI ve BLG alt komiteleri aynı zamanda MEPC’nin de alt komiteleridirler.

Hukuk Komitesi (LEG), aslında 1967 yılında meydana gelen Torrey Kanyon kazasından sonra ortaya çıkan hukuksal sorunlarla ilgilenmesi için kurulmuştu, ancak daha sonrasında sürekli bir komite haline getirildi. Görevi, Örgütün çalışma yürüttüğü konularda hukuksal çalışmaları yürütmektir.

Teknik İş birliği Komitesi (TC) Örgütün denizcilik alanında özellikle gelişmekte olan ülkelere teknik yardım sağlanması yönündeki çalışmalarında eşgüdümü sağlamak üzere kurulmuştur. IMO’nun Birleşmiş Milletler sistemi içerisinde Sözleşmesinde Teknik İş birliği Komitesi kurması kararlaştırılan tek Örgüt olması, çalışmalarında teknik yardımın ne kadar önemli olduğunun da bir kanıtıdır.

Kolaylaştırma Komitesi (FC) nin görevi, IMO’nun uluslararası deniz trafiğinin kolaylaştırılması yönündeki etkinliklerini ve işlevlerini yürütmektir.  Bunların amacı, formalitelerin azaltılması ve gemilerin limanlara giriş ve çıkışlarında gerekli belgelerin basitleştirilmesidir.

IMO’nun bütün komiteleri, bütün üye ülkelerin eşitlik ilkesine göre katılımına açıktır.

IMO sekreteryasına Genel Sekreter başkanlık eder. Genel Sekretere bu görevinde 300 uluslararası sivil memur yardımcı olur.  Genel Sekreter, Genel Kurul’un da onayıyla Konsey tarafından tayin edilir.

DENİZDE CAN EMNİYETİ ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ (1974)

SOLAS 74

Solas, ticari gemilerde can emniyeti konularını düzenleyen en önemli uluslararası Sözleşme sayılır. Solas sözleşmesi ilk olarak “TITANIC” gemi kazası ardından 1914’de kabul edilmiştir. Daha sonra 1929, 1948 ve 1960 yıllarında yeni Solas Sözleşmeleri yapılmıştır. 1974 Sözleşmesinin en önemli özelliklerinden birisi “zımni” (tacit) kabul yöntemini içermesidir. Bu usul sayesinde Sözleşme hükümleri, belli bir sayıda taraf devlet itiraf etmediği takdirde belirlenmiş bir tarihte uluslararası alanda yürürlüğe girebilmektedir. Yani zımni kabul, değişikliğe itiraz edilmemesi halinde yürürlüğe girişi sağlayan bir usuldür. Bu sayede Solas 74 Sözleşmesi denizcilik alanındaki gelişmelere paralel olarak her yıl 1 veya 2 kez güncellenebilmektedir. Sözleşmenin günümüzde yürürlükte olan şekline “değiştirildiği şekli ile Solas 74 Sözleşmesi” denmektedir. Zımni Kabul yöntemi, Solas sözleşmesinin ekinin sadece II-XII arası Bölümleri için geçerlidir. I. Bölümün değiştirilmesi ise eski sistemle yani “açık kabul” şeklinde mümkündür. Denizcilik alanındaki gelişmelere paralel olarak I Bölümün güncellenmesi için 1978 ve 1988 yıllarında Solas 74 Sözleşmesine iki adet ek protokol yapılmıştır. Günümüzde 1978 Protokolü büyük ölçüde işlevini yitirmiş olup 1988 Protokolü (Harmonize Sürvey ve Sertifikalandırma Sistemi) geniş olarak uygulanmaktadır. Solas 1974 Sözleşmesine 2013 yılı itibarı ile dünya denizcilik filosunun %99’undan fazlasını temsil eden 162 Ülke taraftır.

TEKNİK HÜKÜMLER

Solas Sözleşmesinin temel amacı, ticari gemilerin inşası, teçhizatı ve işletilmesi ile ilgili minimum emniyet standartlarının belirlenmesidir. Her bir Bayrak Devleti, kendi bayrağı altındaki gemilerin Sözleşme hükümlerine uymasını sağlamakla sorumludur. Bu sorumluğun yerine getirildiğinin göstergesi olarak gemilere şekli ve şartları Sözleşmede belirtilen sertifikalar verilir. Yani gemilerdeki sertifikalar, kurallara uyumun göstergesidir. Sözleşme içerisindeki “kontrol” hükümleri, gemilerin gittikleri limanlarda “Liman Devleti” otoritesi tarafından denetlenmesine izin vermektedir. (Liman Devleti Kontrolü) Böylece, eğer gemi veya teçhizatı Sözleşme hükümlerine uyumlu değilse liman devleti, eksiklerin ciddiyetine göre geminin denize açılmasına engel olabilmekte ve düzeltici tedbirler uygulayabilmektedir. Solas Sözleşmesinin en önemli bir başka özelliği “Büyükbaba Klozu” (Grandfather Clause) diye adlandırılan ve her gemiye sadece kendi yapıldığı yılda geçerli hükümlerin uygulanmasını sağlayan temel kuraldır. Bu kloz gereğince, örneğin 1995 yılında inşa edilmiş bir geminin teçhizatı, 1995 yılında geçerli Solas kurallarına uygun olmak zorundadır. Böyle bir gemiden daha yeni kural gerekleri istenemez. Bu klozun istisnası ise bölüm başında veya kuralda belirtilen “uygulama” hükümleri ile “her gemi” veya “tüm gemiler” diye başlayan kurallardır.

Solas Sözleşmesi ve diğer IMO enstrümanlarında kullanılan İngilizce “security” sözcüğünü karşılamak üzere Türkçede denizcilikle ilgili uygulamalarda “güvenlik” kelimesi, kullanılmaktadır. Uygulamalarımızda İngilizce “safety” kelimesinin Türkçe karşılığı olarak da “emniyet” kelimesi kullanılmaktadır. Solas Sözleşmesinin baş kısmında genel hükümler, sorumluklar, değişikliklerin yapılması yöntemleri gibi hususları içeren bir sözleşme kısmı bulunur. Ek kısmı ise 12 teknik bölümden oluşur.

BÖLÜM I: Genel Hükümler

BÖLÜM II-1: İnşa, İç Bölmeler ve Denge, Makineler ve Elektrikli Sistemler

BÖLÜM II-2: Yangından Korunma, Yangın Algılama ve Yangın Söndürme Muhtelif ticaret gemilerinin denetlenmesi, sürveyi, belgelendirilmesi konuları düzenlenmiştir. SOLAS 88 Protokolü ile bu bölüm kısmen değiştirilmiş ve “Harmonize Sürvey ve Sertifikalandırma Sistemi” (HSSC) yürürlüğe konmuştur. Bu bölümde aynı zamanda kazaların araştırılmasını gerektiren madde ile sözleşmeye taraf devletlerin kendi limanlarını ziyaret eden gemileri kontrolden geçirebilmesine yetki veren madde bulunmaktadır. Gemilerin özellikle de yolcu gemilerinin iç bölmeleri, belli bir seviyeye kadar kaza ve yaralanma durumlarında gemi yüzer durumda ve dengede kalacak şekilde bölümlere ayrılmalıdır. Bu bölümde su geçirmezlik, sintine basma düzenlemeleri, denge gerekleri, tasarım ve inşa hususları ve gerekleri düzenlenmiştir. Ek olarak, muhtelif acil durumlarda geminin, personelin ve yolcuların emniyetinin sağlanması amacı ile gerekli hizmetlerin (aydınlatma, yürütme, pompalar, dümen vs.) verilmesi için makineler ve elektrikli sistemler için gerekler düzenlenmiştir.

Tüm gemiler için yangın emniyeti ile ilgili detaylı kurallar ile özellikle yolcu gemileri, yük gemileri ve tankerler için hususi hükümler içerir. Düzenlemeler, geminin ısı yalıtımı ve yapısal sınırlarla ana ve dikey bölmelere ayrılması, yaşam mahallerinin diğer kısımlardan ısı yalıtımı ve yapısal sınırlarla ayrılması, yanıcı malzemelerin sınırlı kullanımı, yangının başladığı yerde tespit edilebilmesi, hapsedilmesi ve söndürülmesi, kaçış yollarının korunması ve yangınla mücadele için her kısma erişilmesi, yangın söndürme donanımlarının hazır durumda bulunması, yanıcı yüklerin buharının tutuşması riskinin minimize edilmesi gibi yangın emniyet hususlarını kapsar.

BÖLÜM III: Can Kurtarma Teçhizatı ve Düzenlemeleri

BÖLÜM IV: Telsiz Haberleşmeleri. Bu bölümde, can filikaları, kurtarma botları, can salları, can yelekleri gibi can kurtarma teçhizatı ve düzenlemeleri ile ilgili gereklikler bulunur. Gemi cinslerine göre teçhizat bulundurma şartları düzenlenir. Bu bölümdeki Kural 34 gereğince, can kurtarma teçhizatı hakkında teknik gereklerin düzenlendiği “Uluslararası Can Kurtarma Teçhizatları Kodu” (LSA Kod) zorunludur. Buna göre tüm can kurtarma teçhizat ve düzenlemelerinin standartları LSA Kod hükümlerine uygun olmak zorundadır. Bölüm, “Küresel Deniz Tehlike ve Emniyet Sistemi” (GMDSS) gereklerini içerir. Uluslararası sefer yapan tüm yolcu gemileri ile 300 gros tondan büyük tüm yük gemileri tehlike durumu haberleşmelerini yapabilmek, telsiz mesajlarını alabilmek ve özellikle bir kazadan sonra yerlerinin bulunmasını sağlamak üzere gerekli teçhizatı taşımak zorundadır. İmzacı devletler de gemilere muhtelif telsiz haberleşmesi hizmetlerini sunmakla yükümlü kılınmaktadır. Bu bölüm, Uluslararası Telekominikasyon Birliği’nin (ITU) radyo kuralları ile yakinen ilişkilidir.

BÖLÜM V: Seyir Emniyeti

BÖLÜM VI: Yüklerin Taşınması

BÖLÜM VII: Tehlikeli Maddelerin Taşınması. Bu bölüm, seyir emniyeti ile ilgili olan ve taraf devletlerce sunulması gereken (arama kurtarma, gemi trafik hizmetleri, gemi raporları meteorolojik hizmetler gibi) hizmetleri tanımlar. Her sefer bölgesinde tüm gemilerde uyulacak seyir kuralları ve seyir teçhizatı bulundurma hükümleri de yine bu bölümde düzenlenir. V. Bölüm, tüm gemilere uygulanan bu yönü ile sadece uluslararası sefer yapan bazı gemi cinslerinin kapsandığı Sözleşmenin genel düzenine bir istisna oluşturmaktadır. Bölüm, gemiye, diğer yüklere veya kişilere zararlı olabilecek özellikleri nedeni ile taşıma sırasında özel önlemler gerektiren her tür yük (dökme sıvılar ve gazlar hariç) taşıması ile ilgili kuralları içerir. Bu kurallarda istif, ayrım ve bağlama (konteynerlerin bağlanması gibi) gerekleri bulunur. Bölümde ayrıca dökme tahıl taşıyan yüklerin “Uluslararası Tahıl Kod’u” gereklerine uyması da hüküm altına alınmıştır.

Bu bölümde kurallar birkaç kısımda düzenlenmiştir:

KISIM A: Ambalajlı Tehlikeli Maddelerin Taşınması

Paketlenmiş tehlikeli maddelerin sınıflandırılması, ambalajlanması, markalanması, etiketlenmesi, yaftalanması, dokümantasyon ve istifleri için hükümler içerir. Bu kısımda “Uluslararası Deniz Yolu ile taşınan Tehlikeli Maddeler Kod’u” (IMDG Kod) zorunlu hale getirilmiştir. 2 yılda bir güncellenen IMDG Kod,devamlı eklenen yeni tehlikeli maddeler ve değiştirilen taşıma kuralları ile paketli tehlikeli maddelerin deniz yoluyla taşınması için en önemli uluslararası mevzuattır.

KISIM A-1: Dökme Katı Tehlikeli Maddelerin Taşınması

Bu tip maddelerin istif, ayrım ve dokümantasyon gerekleri ile bu tip maddelerin karıştığı kazaların raporlanma yöntemlerini içerir. Katı dökme yüklerin taşınmasındaki en ciddi tehlikeler arasında gayri muntazam yük dağılımı sonucunda sefer sırasında gemide yapısal hasarların meydana gelmesi, tekne dengesinin bozulması veya yitirilmesi ve yüklerin rol aldığı kimyasal reaksiyonlar bulunmaktadır. Bu nedenle Uluslararası Denizcilik Katı Dökme Yükler Kod’u (IMSBC Kod) bu bölüm ile zorunlu hale getirilmiştir. Bu Kodun öncelikli amacı belli katı dökme yüklerin taşınması sırası söz konusu olabilecek tehlikeler ve katı dökme yüklerin taşınması sırasında uyulması gereken prosedürleri belirlemek ve ilgili talimatlar hakkında bilgi vererek katı dökme yüklerin emniyetli bir biçimde yüklenmesine ve taşınmasına yardımcı olmaktır.

KISIM B: Tehlikeli sıvı kimyasalları dökme halde taşıyan gemilerin inşa ve teçhizat konularını kapsar ve kimyasal tankerlerin “Uluslararası Dökme Kimyasallar Kod’u” (IBC Kod) hükümlerine uymasını hükmeder.

KISIM C: Sıvılaştırılmış gazları dökme halde taşıyan gemilerin inşa ve teçhizat konularını kapsar ve gaz gemilerinin “Uluslararası Gaz Taşıyıcısı Kod’u” (IGC Kod) hükümlerine uymasını hükmeder.

KISIM D: Ambalajlı ışınımlı nükleer yakıt, plütonyum ve yüksek seviyeli radyoaktif atıkların gemilerde taşınmasına ilişkin özel gerekleri içerir. Bu ürünleri taşıyan gemilerin “Paketli Işınımlı Nükleer Yakıt, Plutonyum ve Yüksek Seviyeli Radyoaktif Atıkların Gemilerde Emniyetli Taşınması Uluslararası Kod’u” (INF Kod) hükümlerine uyması zorunludur.

BÖLÜM VIII: Nükleer Gemiler

BÖLÜM IX: Gemilerin Emniyetli İşletilmesi Yönetim Sistemi

BÖLÜM X: Yüksek Süratli Tekneler İçin Emniyet Önlemleri

BÖLÜM XI-1: Deniz Emniyetini Arttırıcı Özel Önlemler

BÖLÜM XI-2: Deniz Güvenliğini Arttırıcı Özel Önlemler

Nükleer güçle yürütülen gemiler için temel gereksinimler, özellikle de radyasyonun yaratabileceği tehlikeler bu bölümde verilmiştir. IMO Genel Kurulu tarafından 1981 yılında kabul edilmiş detaylı ve açıklamalı bir referans olan “Nükleer Ticaret Gemileri için Emniyet Kod’una” bu bölümde atıf yapılmıştır. Bu bölüm, geminin işletilmesinden sorumlu olan şirket veya kişilerce gemide bir emniyetli yönetim sistemi kurulması konusunu düzenleyen “Uluslararası Emniyetli Yönetim Kod’unu” (ISM Kod) zorunlu kılmaktadır. Bu bölüm, yüksek süratli tekneler için emniyet gereklerinin düzenlendiği “Yüksek Süratli Tekneler için Emniyet Kodu”nu (HSC Kod) zorunlu hale getirmektedir.Yüksek süratli tekneler, HSC Kod gereklerini yerine getirmeleri durumunda Sözleşmenin Bölüm I-IV arası gerekleri ile Bölüm V Kural 18, 19 ve 20 gereklerini karşılamış sayılmaktadır. Bu Bölüm, İdare adına denetim ve belgelendirme yapmak üzere yetkilendirilmiş kuruluşlarla ilgili hükümleri, genişletilmiş sürveyleri, gemi tanıtım numarası uygulamasını ve liman devleti kontrolü ile ilgili bazı hükümleri düzenlemektedir. Bu Bölümde, “Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Kod’u” (ISPS Kod) zorunlu hale getirilmektedir. ISPS Kod’un A kısmı zorunlu hükümleri, B kısmı ise zorunlu hükümlerin etkili bir şekilde yerine getirilmesi için tavsiyeleri içermektedir. Bu bölümde gemide bulunması gerekli güvenlik dokümanları, belgeler, teçhizat, kaptanın güvenlikle ilgili görevleri, gemi güvenlik zabiti, şirketlerin görev ve sorumlukları, liman güvenlik zabiti, liman tesislerindeki güvenlik gerekleri, değerlendirmeleri ve dokümanları, yetkilendirilmiş güvenlik kuruluşları ve benzeri hususlar düzenlenmektedir. Gemilerin limanda güvenlik açısından kontrolü hususlarında liman devletlerine geniş yetkiler verilmiştir. Bu yetkilerin arasında gemi limana gelmeden önce yapılacak bildirim ve kontroller, gemilerin limana sokulmaması veya limandan uzaklaştırılması gibi geniş konular da bulunmaktadır.

BÖLÜM XII: Dökme Yük Gemileri İçin İlave Emniyet Önlemleri.

Bu Bölüm, boyu 150 metreden daha uzun olan dökme yük gemileri için uygundur.

ARAMA VE KURTARMA, GEMİ-ÇEVRE ETKİLEŞİMİ İLE İLGİLİ VE DİĞER ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER

SAR SÖZLEŞMESİ

SAR Sözleşmesinin İngilizce açılımı“International Convention on Maritime Searchand Rescue” olarak yapılır. Türkçe açılımı ise Denizde Arama ve Kurtarma Uluslararası Sözleşmesi’dir. 27 Nisan 1979’da kabul edilmiş ve 22 Haziran 1985’te yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşme ile dünya denizleri 13 tane arama ve kurtarma bölgesine ayrılmıştır. Bu, beş bölümden oluşur. Bunlar;

  • Tanım ve Terimler
  • Organizasyon ve Koordinasyon
  • Ülkelerarası İş Birliği
  • İşletme Prosedürleri
  • Gemi Raporlama Sistemleri

SALVAGE SÖZLEŞMESİ

İngilizce açılımı International Convention on Salvage’ dır. Türkçe açılımı da “Gemi Kurtarma Uluslararası Sözleşmesi” olarak yapılmıştır. 28 Nisan 1989 yılında kabul edilmiş ve 14 Temmuz 1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Kaza geçirmiş bir gemiyi, geminin yükünü veya geminin çevreye vereceği zararın önlenmesine yardımcı olunmasına, bu karşılık alınacak maddi kazanımları düzenleyen sözleşmelerdir.

BWM SÖZLEŞMESİ

BWM Sözleşmesi’nin İngilizce açılımı “International Conventionforthe Control and Management of Ships’ Ballast Waterand Sediments”dir. Türkçe açılımı “Gemi Balastlarının ve Tortuların Kontrolü ve Yönetimi Uluslararası Sözleşmesi”dir. Şubat 2004’te kabul edilmiştir. Dünya devletlerinin %35’inin kabul etmesinden 12 ay sonra yürürlüğe girecektir. 22 bölüm ve bir ekten oluşur. Konusu; ballast suyu ile birlikte bir limandan aldığımız bakteri, mikrop, yumurta ve lavraların başka denizlere boşaltılması sonucu oradaki deniz ekosisteminin bozulmasının engellenmesidir.

AFS SÖZLEŞMESİ

İngilizce açılımı ‘International Convention on the Control of Harmful Anti-fouling Systems on Ships’ şeklindedir. Türkçe karşılığı ise “Gemilerde Zararlı Yosun Tutmaz Boya Sistemlerinin Kontrolü Uluslararası Sözleşmesi” olarak verilir. 5 Ekim 2001 yılında kabul edilmiş ve 17 Eylül 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Gemi karinasına sürülen, yosun tutmaz zehirli boyalardan deniz canlıların etkilenmesini önlemek için çıkarılan sözleşmedir.

DİĞER DENİZCİLİK SÖZLEŞMELERİ

CLC 69 DENİZCİLİK SÖZLEŞMESİ

Petrolün yol açtığı deniz kirliliğinden doğan maddi sorumluluğun karşılanması ile ilgili olarak IMO tarafından 29 Kasım 1969 yılında CLC (Civil Liability for Oil PollutionDamage) Sözleşmesi yayımlanmıştır. Bu sözleşme bir sigorta niteliğinde olup 2000 tondan fazla petrol taşıyan tankerlere sigorta niteliğindedir. Herhangi bir hata veya kaza sonucunda gemi tarafından bir ülkenin karasuları petrol kirliliğine maruz kaldığında sigortanın toplandığı fon tarafından zararı tazmin edilir.

ULUSLARARASI DENİZ TRAFİĞİNİN KOLAYLAŞMASI

Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi ile uluslararası sefer yapan gemilerin varış, kalış ve kalkışlarına ilişkin resmi işlemlerin ve istenilen evrak ve usullerin basitleştirilerek asgariye indirmesi yoluyla deniz trafiğinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Sözleşme, uluslararası gemilerin ve gemiyle taşınan insan ve malların gereksiz şekilde gecikmesini önlemek için taraf devletlerin almakla yükümlü olduğu önlemlere ilişkin genel usul ve esasları içeriyor.

Sözleşmeye taraf olan kıyı devletler ile kıyısı olmayan devletlerin gemilerine eşit uygulanacak sözleşme hükümleri, savaş gemileri ile gezi teknelerini kapsamıyor.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*