Türkiye’de Konteyner Taşımacılığı

Merhaba arkadaşlar konusu  Türkiye’de Konteyner Taşımacılığı olan ilk yazımı sizlere bilgilendirici ve mümkün olduğunca yalın bir dille aktaracağım. Deniz yolu Taşımacılığı çok eski tarihlerden beri insanların tercih ettiği bir taşımacılık türü olmakla beraber insanların talepleri ve  teknolojik gelişmeler sonucu ile değişimler meydana getirmiştir. Görülen en belirgin değişme, denizyolunun sanayileşmesi, şimdiki adıyla konteyner taşımacılığı olmuştur. 1970’li yıllar sonrasında dünya ekonomisinin küreselleşme adı altında yeniden yapılanması sonucunda ülkeler arasında dış ticaret miktarları önemli oranda artmıştır. Dünya deniz taşımacılığında ise özellikle 1990 yılından sonra konteyner taşımacılığı büyük önem kazanmıştır. 

Konteyner Taşımacılığı

Konteyner Taşımacılığı sayesinde kapıdan kapıya taşımacılık (door to door) gerçekleşmiştir. Konteyner taşımacılığının gelişmesiyle Kuzey Amerika-Güneydoğu Asya hattı başta olmak üzere, Kuzey Amerika-Avrupa hattında büyük ölçekli konteyner trafiği ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak Singapur, Hong Kong, Shenzhen, Rotterdam gibi konteyner taşımacılığında uzmanlaşmış yeni limanlar kendini göstermiştir. Dünya gemi inşasında, son dönemde verilen gemi siparişleri göz önüne alındığında konteyner taşımacılığının mevcut gelişme hızını arttırarak sürdüreceği düşünülmektedir. Konteyner taşımacılığının gelişmesiyle dev konteyner terminalleri (container hub) kurulmuştur. Türkiye’de de konteyner taşımacılığında son yıllarda büyük gelişmeler görülmesine rağmen, dünya konteyner taşımacılığında Türkiye’nin payı yüzde 0,8 seviyesindedir. Konteyner limanlarının toplu olarak izlendiği internet sitelerinde Türkiye’den hiçbir limanın yer almaması oldukça üzücü ve dikkat çekicidir. Halbuki ülkemiz  coğrafi konumu, sahip olduğu denizcilik potansiyeli bakımından konteyner taşımacılığına elverişlidir. Dünya çapında Türkiye yüzdeliğinin artması için yapılması gereken faaliyetler olduğuna inanıyorum, Bu faaliyetlerden bazısı ise şöyledir: 

  1. Türk konteyner gemi filosu geliştirilmelidir.
  2. Konteyner limancılık altyapısı güçlendirilmelidir.
  3. Türkiye’nin bölgesindeki aktarma yükten daha fazla pay alınmalıdır.

Türkiye Limanlarından gerçekleştirilen konteyner taşımaları 20 inç ve 40 inç olarak ayrı ayrı değerlendirildiğinde artış ve azalış değerlerinin birbirine çok yakın oranlarda olduğu görülür. Türkiye limanlarında yüklenen 20 inçlik konteyner sayısı ve yıllara göre oransal artışı 40 inçlik konteynerlara göre belirgin bir şekilde fazladır. 1990-1999 yıllan arasındaki devrede Türkiye limanlarından 158 bin adet 20 inçlik konteyner yüklenmiştir. Aynı devrede yüklenen 40 inçlik konteyner sayısı 125 bin adet seviyesinde kalmıştır. Türkiye Limanları’ndan dolu yüklenen konteyner sayısında bir küçük istisna dışında sürekli artış söz konusudur.

Limandan bu kadar bahsetmişken Türkiye’de önem arz eden limanlara değinmemiz gerektiğini düşünerek sizleri bilgi tazelemeye davet ediyorum.

1. Mersin Limanı: 21 tane rıhtımı olan bu liman aynı anda 30’a yakın geminin yükleme ve indirme kapasitesinin yanı sıra yıllık ortalama 15 milyon ton yük taşıması gerçekleştiriyor.

Mersin Limanı

2) Ambarlı Limanı: Türkiye’nin en büyük limanıdır. Kapasite olarak bakıldığında 300 metre ve üzeri uzunlukta gemileri ağırlayabilmektedir. Karadeniz’de yer alan ülkelere yük gönderebilmemiz için aktarmalarında kullandığı gibi Ortadoğu, Avrupa  ve Amerika gibi bölge ve kıtalardaki limanlara aktarma Ambarlı Limanı üzerinden yapılmaktadır. İçerisinde yer alan firmalar ise Kumport, Marport ve Mardaş’tır.

Ambarlı Limanı

3) Bandırma Limanı: Konumu itibarı ile demiryolu bağlantısı ile kombine taşımacılıkta her türlü yükün elleçlenebileceği bir limandır. Toplam uzunluğu 2973 metre ve derinlikleri 6- 11.50 metre arasında değişen 20 adet rıhtımında konteyner, dökme yük, genel yük, proje yükü ve Ro-Ro gemilerine hizmet verilmektedir. Kapasitesi 2 milyon 771 tondur. Yılda 4.280 gemi kabul kapasitesi bulunmaktadır. TMO’ya ait yaklaşık 34 bin ton kapasitesi bir hububat silosuna sahiptir.

Bandırma Limanı

4) İskenderun Limanı: Liman Ortadoğu ülkelerine aktarma trafiği olduğu kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine de hizmet vermektedir. 1400 m uzunlukta bir mendireğe sahip olan kuzey ve güneyden gelen rüzgarlardan korunur. Demiryolu ve karayolu şebekesi ile bağlantılı genel amaçlı bir liman olup, dökme, Ro-Ro ve karışık eşyaya hizmet vermektedir.

İskenderun Limanı

5) Samsun Limanı: Bin 756 metre rıhtım uzunluğuna sahip liman yılda bin 130 gemi kapasitesi vardır. Özelleştirilme ile 2010 yılında 125.200.000 dolar karşılığında 36 yıllığına Ceynak Lojistiğe devredilmiştir.

Samsun Limanı

6) İzmir Limanı: Toplam rıhtım uzunluğu 3.650m, liman saha metre karesi 635.000, yıllık gemi kabul kapasitesi 2.767, yıllık Ro-Ro rıhtım kapasitesi 372.000 ve yıllık konteyner elleçleme kapasitesi ise 1.164.917’dir.

İzmir Limanı

7) Derince Limanı: İzmit Sanayi hinterlandının ithalat ve ihracat kapısı olarak kabul edilmektedir. Derince Limanı’ndan Romanya’nın Köstence Limanı’na da taşımacılık yapılmaktadır. Bin 92 metre rıhtım uzunluğu bulunmaktadır. Yıllık gemi kapasitesi 862 tondur. Liman otomotiv sektörünün bulunduğu bölgeye yakın olması sebebiyle önemli ülkemizin en önemli limanlarından birisidir.

Derince Limanı

8) Trabzon Limanı: Trabzon Dünya’nın büyük denizlere bağlantısı bulunan, en büyük iç denizi olan Karadeniz’in kıyısında kurulmuş olup, başta İran, Irak, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri transit yolunun başlangıcında stratejik bir noktada yer almaktadır. Trabzon Limanı bu ülkelerin tüm Avrupa ve Dünya pazarlarına bağlanmasında kilit bir rol oynamaktadır. Faaliyet alanları ise; Pilotaj, Römortaj, Barınma, Shifting, Palamar, Gemilere su ve elektrik verme, gemiden atık alma, yükleme, boşaltma, terminal, ardiye, yolcu salonu işletmeciliğidir.

Trabzon Limanı

9) Haydarpaşa Limanı: Türkiye’de Mersin ve İzmir gibi limanlardan sonra 3. En büyük liman olma özelliğini taşımaktadır. Marmara Bölgesi’ndeki en büyük konteyner limanıdır. 250.000 ton taşıma kapasitesine sahip bir yüzer vinç, 3 demiryolu feribotu, 3 adet 2500 HP gücünde römorkör ve 2 adet palamar botu mevcuttur. Haydarpaşa Garı ile tren yolu bağlantısı mevcuttur.

Haydarpaşa Limanı

10) Zonguldak Filyos Limanı: Geçtiğimiz günlerde açılışının yapıldığı,2016 yılından bu yana tamamlanması beklenen filyos limanı,14 metre derinliğindeki rıhtımı sayesinde 70 bin detveyt tonluk genel kargo gemileri ile 8 bin TEU’luk konteyner gemilerine, 19 metre derinliğindeki rıhtımla 180 bin detveyt tonluk kuru yük gemileriyle 14 bin TEU’luk konteyner gemilerine hizmet vermesi planlanıyor. Limanda aynı anda farklı boyutta 13 geminin elleçleneceği öngörülüyor.

Filyos Limanı

Konteyner Taşımacılığı her ne kadar deniz yolu üzerinde yoğun olsa da ben demiryollarında olan yerinden de kısaca bahsetmek istiyorum.

Demir yolu taşımacılığı, ağır ve hacimli yükler için çok yüksek maliyetlere katlanılmadan yapılabilecek bir taşıma türüdür. Demiryolları üzerindeki merkezlerin sayısına bağlı olarak verilen hizmetlerin sınırlı olduğu söylenebilir. Bu taşımacılık türünde kullanılan araçların hız kapasiteleri, verilen taşıma hizmetinin hızı ile paralellik göstermektedir.

Demiryolunda konteyner taşımacılığında kullanılan vagon çeşitlerinden  araştırmalarım sonucunda 3 tip vagon ile örnek vermek istiyorum. Bunlar;

4 Dingilli Vagon (TİP Smmps)

TİP SMMPS

 4 Dingilli Vagon (TİP Rgs)

TİP RGS

 6 Dingilli Vagon (TİP Smmrss90)

TİP SMMRSS90

Konteyner sevkiyatı hakkında da bazı bilgiler vererek önemli demiryolları hatlarından bahsedeceğim.

Sevkiyat yapılırken sırasıyla şu işlemler yapılır.

1) Konteyner Talebi

2) Konteyner Teslimi

3) Konteyner Dolum İşlemi

4) Konteyner Tren Taşımacılığında Kullanılan Belgeler

a) Remiz Bülteni

b) CIM Belgesi

5) Konteyner Tren Taşımacılığında Fiyatlandırma

TCDD Tren Hatları;

Marmara Bölgesindeki ilk demiryolu hattı 1865 yılında İngiliz şirket tarafından İzmir-Manisa-Bandırma hattı olarak inşa edilmiştir. Böylece Ege Bölgesi demiryolu hattı Marmara Bölgesine uzatılmıştır. İstanbul’un Asya ile bağlantısı ise 1908 yılında inşa edilen Haydarpaşa Garı ile olmuştur. Gar’ın kuruluş yerinde İstanbul limanı ve boğazlar önemli etken olmuştur.

Karadeniz Bölgesinde; Kuzey Anadolu dağlarının doğu-batı doğrultusundaki uzanışı, yani kıyıya paralel olması ulaşımı olumsuz etkilemiştir. Bölgede demiryolu inşasına Cumhuriyet döneminde başlanmış, Samsun ve Zonguldak limanlarına ulaşım hedeflenmiştir. Karadeniz Bölgesi’ni iç bölgelere bağlayan iki demiryolu hattı vardır. Bunlardan ilki Sivas’tan ayrılan bir hat ile Turhal ve Amasya üzerinden Samsun’a ulaşır (yapım tarihi 1932). İkinci hat ise Ankara’dan başlar, Irmak, Çankırı ve Filyos vadisindeki Karabük şehirlerinden geçerek Zonguldak’a ulaşır (yapım tarihi 1935). Bu hatların dizaynında da jeomorfolojinin etkisi görülmektedir. Özellikle Kuzey Anadolu Dağlarının uzanış doğrultusu nedeniyle topografyanın ulaşıma imkan vermediği yerlerde ulaşım tünellerle, geçitlerle sağlanmıştır. Sivas Bölgesi (T.C.D.D. bölge ayrımında 4. Bölge) tünel, köprü ve menfez sayısının en fazla olduğu bölgedir. Filyos vadisi eğimin çevresine göre az olduğu alan olduğu için, demiryolu ulaşımında ayrıca etkili jeomorfolojik bir unsurdur. Akdeniz Bölgesinde de Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi; Toros dağlarının kıyıya paralel olarak uzanması, ulaşımın geçitlerle sağlanmasına ve Demiryolu hatlarının Torosların kuzey eteklerini takip etmesine neden olmuştur. Limanların ayrıca etkisi vardır. İstanbul’dan başlayan demiryolu hattı, Eskişehir’de iki kola ayrılır. Kollardan biri Ankara’ya, diğeri ise İçbatı Anadolu Eşiği depresyonlarını, yani Kütahya-Afyonkarahisar-Akşehir hattını izledikten sonra Konya üzerinden Toros Dağları’nın kuzey eteklerini izleyerek Ulukışla’ya kadar uzanıyordu. I. Dünya Savaşı yıllarında Toros Tünelleri’nin de yapımı tamamlanmış olduğundan, demiryolu, 1908 yılında Ulukışla ve Pozantı istikametini takip ederek Adana Ovası’nın batı kenarındaki Yenice’ye ulaştı. Bu konumda 1886 yılında hizmete alınmış, Mersin-Tarsus-Adana demiryolu ile de bağlantı sağlanmış oldu. Bu hattın Akdeniz kıyılarına paralel gittiği görülmektedir. Burada da yükselti ve engebenin en az olduğu Kıyı ovaları izlenmiş, ayrıca İskenderun ve Mersin limanlarıyla bağlantı sağlanmıştır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesine demiryolları batıdan, Kahramanmaraş-Hatay oluğundan geçerek ulaşır. Bölge içinde akarsu vadileri ayrıca etkili olmuştur.

İç Anadolu Bölgesinde; Bölgeye ilk demiryolları 19.yy.da gelmiştir. Daha öncede belirttiğimiz gibi, İstanbul’dan başlayan demiryolu hattı Eskişehir’de iki kola ayrılmaktadır. Bir kol Ankara’ya, diğer kol ise İçbatı Anadolu Eşiği depresyonlarını, yani KütahyaAfyonkarahisar-Akşehir hattını izledikten sonra Konya üzerinden Toros Dağları’nın kuzey eteklerini izleyerek Ulukışla’ya kadar uzanmaktadır

Doğu Anadolu Bölgesinde; Sansa boğazı, Rahva düzlüğü ile Murat Irmağı, Maden çayı, Karasu Irmağı gibi akarsuların vadileri demiryolu ulaşımında etkili olmuştur. Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars yönünde uzanan demiryolu hattı ile, Malatya-Elazığ-Muş üzerinde Tatvan’a, oradan feribotla Van’a ulaşan buradan da Çimenova-Kotur üzerinden İran’a geçen demiryolu hattı Bölgedeki iki demiryolu hattıdır. Bu bölgede T.C.D.D. bölge ayrımına göre 4.Bölge (Sivas) ile 5.Bölge (Malatya) yer almaktadır

Demiryoluyla aşağıda belirtilen sınır geçiş bağlantıları üzerinden yapılmaktadır:

Kapıkule sınır bağlantılı, Bulgaristan’a ve Bulgaristan üzerinden diğer Avrupa ülkelerine,

Uzunköprü sınır bağlantılı, Yunanistan’a ve Yunanistan ilerisindeki ülkelere,

Canbaz sınır bağlantısı ile Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Orta Asya Ülkeleri ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne

Kapıköy sınır bağlantılı, İran’a ve İran ilerisindeki Orta Asya ülkelerine,

İslahiye sınır bağlantısı ile Suriye’ye ve Suriye üzerinden Irak’a, (ikinci bir bildirime kadar kapalı)

Nusaybin sınır bağlantısı ile yine Suriye’ye ve Suriye üzerinden Irak’a. (ikinci bir bildirime kadar kapalı)

Çobanbey sınır bağlantısı ile yine Suriye’ye ve Suriye üzerinden Irak’a. (ikinci bir bildirime kadar kapalı)

Avrupa Ülkeleri ile Demiryolu Taşımacılığı

Ülkemizden Avrupa’da farklı noktalara demiryolu ile yük taşıması gerçekleştirmek mümkündür.

Ülkemiz ile Avrupa Ülkeleri arasında demiryolu ulaşımı, Türkiye / Bulgaristan sınır kapısı Kapıkule, Türkiye / Yunanistan sınır kapısı Uzunköprü (Pityon) üzerinden sağlanmaktadır.

Bakü Tiflis Kars (BTK) Demiryolu Hattı Üzerinden Yapılan Taşımalar

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattı bağlantısı ile Ülkemizden; Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Hazar Denizi tren-feri geçişi ile Orta Asya ülkeleri ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne doğrudan demiryolu ile yük taşımacılığı yapılabilmektedir.

Ortadoğu Ülkeleri ile Demiryolu Taşımacılığı

Ülkemizden İran, Suriye ve Irak’a demiryolu ile yük taşımacılığı yapılabilmektedir. (Türkiye-Suriye demiryolu sınır kapıları iç savaş nedeniyle kapalıdır.)

Ülkemizden Kapıköy sınır bağlantısı ile İran ve İran üzerinden Orta Asya ülkelerine taşıma yapmak mümkündür.

İran üzerinden Orta Asya ülkelerine gerçekleştirilen taşımalarda Ülkemiz ile demiryolu hat açıklıklarının farklı olması nedeniyle İran ile Türkmenistan sınırında yüklerin vagondan vagona aktarılması gerekmektedir.

Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkeleri’nden Ülkemize yapılan taşımalarda tekerlek takımı değişebilen uygun tipteki vagonlar Van’a kadar gelebilmektedir.

KAYNAKÇA:

Tmmob III. Ulaşım ve Trafik Kongresi Bildiriler Kitabı

Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dergisi 2. Sayı

Lojiport.com

Agl-agemar.com

Tcdd.gov.tr

Trabzonport.com

Wikipedia.org

Dergipark.org.tr

Utikad.org.tr

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

1 yorum

  1. İçerik olarak fazla yorum yapamam ama gayet bilgilendirici bir çalışma olmuş.Metnin görsel unsurlarla desteklenmesi de yazıya canlılık ve ilgi arttırıcı bir hava katmış.Daha sonraki çalışmalarını okumayı gururla bekliyorum.Başarıların bol ,kariyerin sağlam olsun 🙂

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*