Gıda Lojistiği

Yiyecekler yaşamımız için vazgeçilmez şeylerdir ve hayatımızı devam ettirebilmemiz için çok  önemlidir. Bu yiyeceklerin tamamı Gıda olarak isimlendirilir. Yemek suretiyle tüketilmesi gereken maddelerden meydana gelir. Peki her gün tükettiğimiz ,  tüketmeden duramadığımız , her anımızda ve günümüzde hayatımızda bu kadar önemli yer eden bu gıdalar bizlere nasıl ulaşır?

Tabi ki Lojistik ile. Küçük bir örnek verecek olursak, evimizde oturduğumuz yerden internetten verdiğimiz bir yemek siparişinin elimize sıcak ve taze bir şekilde ulaşmasını isteriz. Buda yine gıda lojistiği ile mümkündür. Çünkü gıdalar tahmin edebileceğiniz üzere çabuk bozulan hassas ürünlerdir, bir dayanıklı ürün gibi değildir. Dayanıklı ürünlerde (buzdolabı, televizyon vb. ) ürün ne kadar beklerse beklesin bozulmaz ve üründen zarar etme şansımız olmaz. Ancak lojistikte veya müşteri ilişkilerinde sorun yaşarız. Ondan dolayı gıda lojistiğinin daha dikkat gerektiren ufak bir hatanın bile büyük sorunlara yol açıp büyük zararlara yol açabileceği, israfın önünün açık olduğu bir uygulamadır.

GIDA TAŞIMACILIĞI

Gıdaların üretim süreci, hammadde aşamasından soframıza kadar gelmesini ve güvenliğinin korunması gereken bir süreçtir. Bu süreçte ise işletmeler büyük görevler düşmektedir. Üretim, depolama ve perakende alanında kendilerine güvenmeleri gerekmektedir. Bu sistemlerden birinin veya birkaçının hatalı veya eksik çalışması gıda güvenliğini olumsuz etkiler, dolayısı ile insan sağlığını da olumsuz etkiler, lojistikte sorun yaşanıp fazla bekletilirse ürün’ün israf olmasına yol açar, planlama doğru yapılmaz ise ve depoda bekletilirse siparişler birikeceğinden fazla stok tutmaya yol açar gibi örnekler verilebilir.

Gıda lojistiği ya da başka bir deyişle gıda maddeleri taşımacılığı (frigorifik) nakliye firmalarının özel ekipman ve bilgi sahibi personellerle kuru gıda, içecek ve konserve gibi ürünleri belli sıcaklarda istenilen yere ulaştırma işlemidir. Söz konusu gıda olduğundan sıcaklık kadar hijyenik bir ortamın sağlanması da son derece önemli bir konudur. Gıda malzemelerinin ezilmemesi, kutuların yamulup hasar almaması da titiz ve özenli bir nakliye işlemi gerçekleştirmekle mümkündür. İnsan sağlığı ile birebir etkileşim halinde olan gıda taşımacılığı gerekli sıcaklığın sağlandığı araçlara, bilgi sahibi olan kadroya ve soğuk depo gibi donanımlara sahip nakliye firmaları tarafından gerçekleştirilmelidir.

Gıda lojistiği yapan firmaların uyması gereken temel kurallar vardır ve bunlara uymak zorundadırlar. Bu durum da taşımacılık, lojistik, depolama ve gıda’nın izlenebilirliği konusunda kendilerini geliştirmelidirler ve yatırımlarını bunlara göre yapmalıdırlar. Gıda sürekli tüketilen ve üretimi hiç durmayan Dünyada ve ülkemizde gelişimini hızla artıran bir süreçtir. Tarladan, denizden yada lokantadan soframıza kadar gelen gıda lojistiğinde depolama, taşıma ve lojistik hizmetler her anımızda karşımıza çıkmaktadır. Bu sektörde özellikle çabuk bozulabilir hayvansal gıdaların üretimi, depolanması ve taşınması sürecinde soğuk zincirin önemi büyüktür. Soğuk zincir, gıda lojistik hizmeti veren firmaların dikkat etmesi gereken en zaruri konulardan birisidir. Bu firmalar soğuk zincirin kırılmaması için soğuk hava depolarında depolama ve frigorifik araçlarla taşıma sağlamaktadır. Soğutmalı araçlarla sıcaklık kontrol altında bulundurulmalı ve sıcaklık kayıtları tutulmalıdır. Çabuk bozulabilir gıda endüstrisinde bu zincirin halkalarının etkin bir şekilde sürdürülmesi gerekir.

Zincirin halkalarından birinde meydana gelebilecek bir aksaklık önemli düzeyde ürün kalitesi kaybına neden olabilmektedir. Bu aşamada sıcaklığın ve ürünlerin takibinde izlenebilirliğin önemi de karşımıza çıkmaktadır.

Gıda ürünleri dayanıklı ürünlerin yanı sıra cam eşyalar kadar kırılgan olmasa da , taşınması en zor ürünlerdendir. Sıcaklık – soğukluk  kontrolleri , depolama gereksinimleri , ürün’ün raf ömürleri , nem seviyeleri nakliye sürecinde yer alan faktörlerden bir kaçıdır. Bozulma veya atık meydana gelirse sonuçlar ciddi olabilir.

GIDALAR

GIDA LOJİSTİĞİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Gıda lojistiği sadece gıda ürünlerini taşımak veya depolamak değildir. Özellikle balık, et, süt ürünleri gibi soğuk zincir içinde taşınması gereken ürünler kısa raf ömrüne sahiptir. Bu ürünlerin rafa en kısa zamanda ulaşması satış olanağını arttıran bir unsurdur. Soğuk raflarda en uzun süre kalabilecek şekilde taşınabilen bir ürün avantaj yaratacaktır. Bu sayede ürünler rafta eksilmeden yerine yenilerini koyma süresi uzayacak ve ölçek ekonomisi yaratılmış olacaktır. Günümüzde ürünlerin son kullanma süreleri ancak etiketlerine bakarak anlaşılabilmektedir. Bu da rafların sürekli kontrol edilmesi gibi bir zorluğu ortaya çıkartmaktadır. Ama artık günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte gıda ürünlerinde kullanılan RFID etiketleri sayesinde hangi rafta bekleme süresi dolmuş ürünler olduğu, ne kadar zaman içinde dolacağı sistem tarafından otomatik olarak belirlenir ve raflardaki ürünlerin yenilemesini kolaylaştırır.

İçecekler, kuru gıdalar ve pastörize edilmiş gıdalar, konserveler gibi ürünler raf ömürleri uzun oldukları için kolay taşınmakta ve genel hijyen dışında başka bir özen gerektirmemektedirler. Bu nedenle bu tip ürünler lojistik şirketleri tarafından taşınmakta, depolanmakta ve bayiler kanalı ile dağıtılmaktadır. Piyasada en yaygın şekilde 3PL lojistik hizmeti verilen sektör bu sektördür.

Gıda ürünlerinin depolanmaları da ayrı bir teknoloji gerektirmektedir. Genel yerleşim noktası olarak depoların üretime değil tüketime yakın noktalarda olması gerekmektedir. Bu sayede tüketime kadar giden mesafede taşınma süresi kısalmış olacaktır. Gıda depolama alanlarının orta büyüklükte, çift veya körüklü kapılı, yerden yüksek, kolay temizlenebilen, kontrollü ve filtre edilen bir atmosfere sahip olması şarttır. İçeride ahşap palet yerine plastik paletlerin kullanılması, elektrikli forkliftlerin çalışması ve çalışanların kolay temizlenebilen özel elbiseler giymesi gerekmektedir.

Ülkemizde ve Dünyada artan nüfus oranları ve sürekli değişen yaşam koşulları özellikle son yıllarda coronavirüs’ün ortaya çıkması sonucu evlerde daha çok kalıp gıdaya olan düşkünlüğümüzün artması temel insan haklarından olan güvenilir gıdaya erişimi sorun haline getirmiş ve bunlar üzerine çözümler üretilmeye başlanmış, firmalar ise rekabete girmeye başlamıştır. Gıdalar fiziksel, kimyasal ve mikrobiyal yönden oluşabilecek hasarlar sebebiyle hasat edildiği en taze haliyle işleme tabii tutularak veya işleme tabii tutulmadan tüketiciye güvenli bir şekilde ulaştırılması gereken maddelerdir. Gıda ürünlerinin sadece uygun koşullarda ve istenilen standartlarda üretilmesi tek başına yeterli gelmemektedir. Üretimin yanı sıra depolama, taşıma ve özellikle de satış noktalarının da gıda maddelerinin korunmasına uygun hâlde olması gerekmektedir.

GIDA LOJİSTİĞİNDE AMAÇ NEDİR?

Gıda lojistiği alanında amaç, gıdanın en hızlı ve en yüksek kalitede gideceği noktaya ulaşmasını sağlamaktır. Soğuk zincir içinde taşınan miktarlar artarken, giderek büyüyen küresel talep soğuk zincir içinde taşınan mesafe ve sürelerin artırmaktadır. Ülkemizde üretilen meyve ve sebzenin yaklaşık % 40’ı dağıtım ve üretim sırasındaki hatalar nedeni ile israf olmaktadır.

Gıda lojistiği alanında uygulamada sadece doğru sıcaklık aralığında tutmak yeterli olmamakta, ayrıca sıcaklıktaki artış ve azalışlarda belirlenen sınırlara uyulsa dahi engellemek veya en aza indirmek hem ürün kalitesi hem de gıda güvenliği için büyük önem taşımaktadır. Soğuk zincir lojistiğinde şu anda sıcaklık artışı için en büyük risk ürünlerin depolandıkları alandan lojistik araçlarına aktarımı ya da liman ve havalimanında depolama alanlarından gemi ya da uçağa götürüldüğü zaman içerisinde oluşmaktadır.

DERECELİ TIR

Gıda ürünlerinde aranan diğer bir ortak özellik de ürünlerin üretimden tüketime kadar olan süreçte tedarik zincirinin tüm safhalarının hijyenik ortamda sağlanması ve taşınması zorunluluğudur. Bu sebeple gıda lojistiği diğer lojistik sistemlerinden daha özenli ve farklı bir biçimde özel ihtisas ve uzmanlık gerektiren lojistik alanı olarak ele alınması gerekmektedir.

RİSK SINIFI: SOĞUK ZİNCİR VE DONDURULMUŞ GIDA LOJİSTİĞİ

Gıda sektöründe lojistiğin temelini oluşturan en önemli basamaklardan biri soğuk zincirin korunmasıdır. Bir gıdanın üretimden tüketime kadar olan süreçte nasıl işlemlerden geçtiğinin önemi ile beraber gıdaların mikrobiyal yükünün de kontrol altında tutulabilmesi için soğuk depolama yöntemleri ve taşımacılığı esnasında mevcut sıcaklık değerlerinin korunumu oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Gıdanın üretimi esnasında tüm proses adımları olumlu şekilde ilerlese bile soğuk zincirin kırılması firma ve özellikle de tüketici yönünden büyük risk taşımaktadır.

Gıdaların tüm proses boyunca son derece özenle üretilmesi, doğru şekilde satış noktalarına taşınması bile zincirin sorunsuz bir şekilde oluşmasını sağlamamakta ve bu kez de görevli personeller ya da tüketiciler gıda güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Satış noktalarındaki dolaplarda/raflarda gıda güvenliğinin sağlanmaması, fırsat ürünleri olarak belirlenen gıdalarda soğuk zincirin kırılarak satışa sunulması, restoranların/satış noktalarının gıda güvenliğine aykırı mal kabul gerçekleştirmesi ve depolaması, tüketicinin dolaptan almış olduğu ürünü almaktan vazgeçtiğinde ilgili reyon yerine herhangi bir yere bırakması en sık karşılaşılan problemler arasında yer almaktadır.

GIDA LOJİSTİĞİ’NİN BAZI ÖZELLİKLERİ

  • Taşınacak ürünlerin tek tek çok iyi bir şekilde tanımlanması
  • Yol boyunca aracın içindeki sıcaklık ve nem kontrolünün düzenli olarak kontrol edilmesi,
  • Taşımanın titizlikle ve hijyenik koşullarda yapılması,
  • Depolama işlemlerinin ürünün cinsine uygun sıcaklıklarda yapılması sağlanır.

Çoğu gıda ürününün farklı muhafaza sıcaklığı vardır. Örneğin şarküteri ürünleri 0-4 °C, sebze ve meyveler 8-12 °C, açık ve paketli et ve balık ürünleri 1 °C, donuk ürünler -5 °C -18 °C arasında muhafaza edilirler.

Etkin planlama yapılamaması, bilgi eksikliği, taşıma ve depolama koşullarındaki hatalar nedeniyle iadeler ve fireler çok yüksektir. Talep planlama çalışmalarını yetersizliği sonucu yüksek stok miktarları, lojistik maliyetler ve raf ömrü dolması sonucu imhalar ile talebin karşılanamaması kaynaklı satış kayıpları olmaktadır.

GIDA VE İHRACAT

Gıda ihracatı Türkiye için çok önemli bir gelir kalemidir. Sadece Türkiye için değil Dünyada da çok önemli bir gelir kaynağıdır. Çünkü yeme ihtiyacımız hiç bitmez ve Dünya’nın diğer ucunda yetişen ama kendi ülkemizde olmayan yada az bulunan gıda ürünlerinin tüketmek isteriz işte burada da devreye gıda ihracatı girer. Gıda ihracatı diğer ihracat türlerinde olduğu gibi hem ülkeye hem de gıda ihracatı yapan firmalara büyük karlar getiren bir uygulamadır.

Yurt Dışına Gıda İhracatı yapmak için özel bir belge, izin gerekmemekle birlikte gerekli bazı kuruluşlara üye olarak, kayıt yaptırarak ( vergiye tabi gerçek veya tüzel kişilik, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İhraç edilen ürünle ilgili İhracatçı Birliği, İlgili Gümrük İdaresi.) ihracatçı kimliği, niteliği kazanılmış olur.

Ardından müşterinin bulunmasıyla ilgili çalışmalar, ihracat sözleşmesinin imzalanması, gerekli olan ve müşteri ile üzerinde anlaşılan diğer ihracat belgelerinin alınması, hazırlanması gelmektedir. Müşterinin bulunmasında uluslararası fuarlara katılım, firma rehberleri, ticari heyetler, ticaret müşavirlikleri, konsolosluklar, B2B siteler, internet, sosyal medya, pazar araştırma gezisi ve potansiyel müşteri ziyaretleri gibi seçenekler mevcutken pazarlamanın uluslararası versiyonu olan bu çalışmada ihracat danışmanlık firmalarından profesyonel destek te alınabilir. Sipariş kesinleştiğinde ihraç ürününün üretimi/ ambalajlanması/ yüklemeye hazır hale getirilmesiyle ihracata hazır hale gelmesi sağlanır.

TAŞIMACILIK

Nakliyeci firma ile anlaşılıp yükleme gerçekleştirilir. Gümrük Müşavirliği firmasıyla da görüşülerek, İhracatçı firma, nakliye firması, gümrük firması tarafından kendi sorumluluklarında olan ihracat belgeleri hazırlanır. ( Çeki listesi, Fatura, Invoice, Konşimento, A.TR – EUR1 – Menşe Şehadetnamesi Serbest Dolaşım Belgeleri, Gümrük Beyannamesi vd. gibi) İhraç malının gümrük bölgesinde gümrük işlemleri yapılarak yurtdışına çıkışı gerçekleşir.

İhracat sonrasında ise mal bedelinin yurtiçine getirilmesi (ithalatçının ve ihracatçının bankaları aracılığı) ile takip edilir. Süreç içerisinde Eximbank, KOSGEB, DİR-Dahilde İşleme Rejimi taahhütleri varsa kapatılır, KDV işlemleri yapılır.

İşletmeler tarafından üretilen yiyecek ve içecek mallarının taşınma, elleçleme, depolama işlemleri ile ilgili olan gıda lojistiği, gıda ürünlerinin raf ömürleri dikkate alınarak üretim yapılması, iklimlendirme ve sağlığa uygunluk gibi faktörlerle uygulanan özel bir alandır. Gıda lojistiği kapsamında dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralanmaktadır:

Gıda lojistiğinde işletmeler tarafından uygulanan gıda ve soğuk hava depoları yükleme-boşaltma işlemleri, ürünlerde meydana gelebilecek sıcaklık değişimini önlemek açısından önem arz etmektedir.

  • Ürünlerin taşınmaları sırasında taşıma araç kapılarının açılması sırasında sıcaklık kontrolleri anında yapılması gerekmektedir.
  • Ürünlerin giriş ve çıkış işlemlerinin kısa sürede tamamlanması gerekmektedir.
  • Ürünlerin çıkışından önce son bir kez kontrol edilerek işletme tarafından sorun olmayan ürünleri, çıkış zamanına kadar ilgili depolarda bekletmek zorundadırlar.
  • İşletmeler tarafından gıda lojistiği anlayışının benimsenmesi ve zamana uygun performansın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • İşletmeler tarafından üretilen gıda ürünleri hakkında müşterilere açık olarak bilgi verilmelidir.
  • Alıcı ve satıcı işletmeler arasında lojistik faaliyetler ile ilgili bilgi akışının sağlanarak, işletmeler tarafından iletişimin sürekliliği sağlanmalıdır.
  • Gıda ürünlerine ait depolama, ürünlere hasar vermeyecek şekilde tasarlanmalı ve gıda lojistiği işletmeler tarafından etkin ve verimli yönetilmelidir.
  • İşletmeler tarafından bilgi teknoloji sistemlerinin etkin kullanılması lojistik faaliyetlerden alınacak verimi artırmaktadır.
  • Gıda lojistiği yapılan işletmeler, çalışan personelleri nitelikli işgücü yaratılması için bilgilendirilme ve eğitim konularında özverili davranmalıdır.

Tarımsal üretimin yöresel ve mevsimsel faktörlere karşı değişikliği karşısında, çabuk bozulma eğilimine karşı koruma yöntemlerinin uygulanması gerekmektedir. Gıda sanayi sektörü tarafından yerine getirilen muhafaza işlemleri, ürünlerin belirli bir raf ömrünün bulunma unsurunu göz önünde tutmak zorundadır. Başlangıçtan satış noktasında kadar sağlığa uygun şekilde taşınan yiyecek ve içeceklerin son kullanma tarihlerinden önce tüketici tarafından tüketilmesi gerekmektedir. Ürünlerin taşınması sırasında kullanılacak araç gereçler de bu bağlamda önem arz etmektedir. Isı, nem ve basınç faktörlerinin yanı sıra araçlar içerisinde sağlık açısından önemli olan bakterilerin türemesinin engellenmesi ve gıda kokularının birbirine karışmaması için gereken önlemlerin alınması gerekmektedir.

SOĞUK DEPOLAR

GIDAYI YURT İÇİNE VEYA YURT DIŞINA SATMAK ARASINDA Kİ FARKLAR NELERDİR ?

Yurtiçi pazarda ürün satılırken firma kendi ülkesine ait pazarlama uygulamalarını, kendi ülkesinin kültürünü, kendi toplumunun müşteri tercihlerini, iklim koşullarını hesaplayarak bir pazarlama stratejisi geliştirir. Üretici firmanın bütün bu kriterleri kendi ülkesinde bilmesi ve tahmin etmesi çok kolaydır. Dolayısıyla uygun bir pazarlama stratejisi geliştirmesi de son derece kolaydır.

Fakat bütün bu sayılan parametreleri yurtdışına satış yapılacak ülke için tahmin edebilmek zordur. Çünkü her ülkenin kendine göre düzenlemeleri, diğer ülkelere göre farklı olarak istediği belgeler veya koşullar vardır. Bu nedenle gıda ihracatı pazar stratejisi belirlenmeden önce bahse konu ihracat yapılacak ülkede bu faktörlerin araştırılması gereklidir.

Bu yüzden de yurtdışına satış yapmak, yurtiçine satış yapmaya oranla daha riskli ve zor bir açılıma girişmek anlamına gelir. Bütün bunların karşılığında yurtdışına satış yapmak birim maliyeti aynı ürünün döviz üzerinden satılması anlamına geleceği için çok daha karlı olur.

GIDA İHARACATINDA PAZARLAMA NASIL YAPILIR ?

İhracat yapılacak ülkeye giderek pazar araştırmaları yapılabilir. Uçağa binilir ve müşterilerle birebir yüz yüze görüşmeler yapılarak işletmelere ürünlerin tanıtımı yapılabilir. Bu çalışmanın avantajı ihracatçı firmanın kendi fiyatını birinci elden kendisinin belirleyebilmesidir. Fakat bunun yanı sıra geleneksel tarzda bu tür bir gıda ihracatı pazarlaması yapmanın çeşitli dezavantajları vardır.  Öncelikle bu sistemde ihracat sürecinin bütün sorumluluğu ihracatçı firmaya aittir. Sorumluluk alınması gereken başlıca alanlar şunlardır:

  • Pazarlama,
  • Satış,
  • Stok miktarları,
  • Nakliye faaliyetleri,
  • Satış sonrası destek çalışmaları,
  • Ret edilen ürünün iade işlemleri
  • Evrak ve dokümantasyon çalışmalarının tamamı
  • Yerel olmayan bir başka saat diliminde çalışmanın getirdiği zorluklardır.

Bitkisel ve hayvansal gıdaların ithalat ve ihracatında, Bitki Sağlık Sertifikası, Standart Kontrol Belgesi, Sağlık Sertifikası, Aflatoksin ve Pestisit Analiz Raporu gibi birçok sertifika ve belgenin düzenlenmesi ve temin edilmesi gerekir.

BİTKİSEL GIDA SERTİFİKALARI VE BELGELERİ

BİTKİ SAĞLIK SERTİFİKASI (PHYTOSANITARY CERTIFICATE)

İşleme tabi tutulmamış olan temel tarım ürünlerinin ihracatında, Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir. Bitki Sağlık Sertifikası’nda örnek olarak 1951 yılında Roma Uluslararası Bitki Koruma Anlaşması ile düzenlenen, Zirai Karantina Tüzüğü’nün örnek 6’sında yer alan sertifika kullanılır. Bitki Sağlık Sertifikası, ürünün bitkisel hastalıklarının bulunmadığını belgeler. Fiziksel işlemlere tabi olmuş bitkisel ürünlerden ise, Bitki Sağlığı Sertifikası beklenmez. Bitki Sağlık Sertifikası, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il müdürlükleri tarafından düzenlenir.

KALİTE KONTROL

STANDART KONTROL SERTİFİKA (CERTIFICATE OF INSPECTION)

Standart Kontrol Belgesi, ihraç edilen ürünlerin belirli standartlara uygun olduğunu gösteren bir belgedir. Yaş meyve ve sebze, bitkisel yağlar, bakliyat, pamuk ile kuru ve kurutulmuş meyvelerden oluşan, Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği’nde yer alan tarımsal ürünler, ihracatta zorunlu standart denetimine tabidir.

SAĞLIK SERTİFİKASI (HEALTH CERTIFICATE)

Geçerli mevzuat kapsamında, tüm tarım ürünlerinde işleme tabi olup olmadığına bakılmadan alıcı ülkenin talebi doğrultusunda düzenlenen sertifikaya verilen isimdir. Sağlık Sertifikası, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl Müdürlükleri’nce hazırlanır. İhracatçının ya da onun temsilcisinin, ürünün denetlenmesini isteyen bir beyanneme vermesi durumunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gıda güvenliğine yönelik sertifika düzenlenmesi amacıyla yapılan denetim sırasında muayene ve analiz etmek üzere gerekirse, numune alınarak denetim raporu ve analiz sonuçlarının değerlendirilmesinde alıcı ülke talebi ve/veya Türk Gıda Kodeksi baz alınır. Konuya dair su ürünleri hakında detaylı bilgi için bu linki inceleyebilirsiniz. Bitkisel gıda ve yem ihracatı için daha fazla bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz. Üç ayda bir denetlenen ve ürünleri analiz edilen firmaların ihracat amaçlı sertifika taleplerinde, ürünler kontrol edilmeden Sağlık Sertifikası düzenlenir.

PESTİSİT NEDİR?

Gıda maddelerinin üretimi, tüketimi, depolanması sırasında gıdalara zarar veren mikroorganizma ve diğer zararlıları uzak tutmak veya onları yok etmek, bunlara ilave olarak bitkilerin büyümesini düzenlemek amacıyla da kullanılabilen, gıdalara veya doğrudan insan ve hayvanlara hastalık etmeni taşıyan halk sağlığı zararlılarını kontrol etmek amacıyla kullanılan, kimyasal ya da biyolojik ürünlerin hepsine pestisit adı verilir.

PESTİSİT

Ülkemizde rutin pestisit kalıntı analizleri, Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı İl Gıda Kontrol Laboratuvarları tarafından yapılır. Buraya üretici, kurum veya müşteri, analiz ettirmek istediği ürün örneğini getirir, yetkili laboratuvarlar da ürünün pestisit analizini gerçekleştirir. Tarımsal ürünlerin ülkelerin ihracatında önemli yer tutması, bu ürünlerin kalıntılardan ari olmasının doğrulanmasını beraberinde getirir. Pestisit Analizi sayesinde tarımsal ürünlerin kimyasal kalıntılardan ari olduğu belgelenir. Böylece tarımsal ürünler analiz edilerek, dış ticareti gerçekleştirilir.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*