Ticari Riskler ve Risk Analizi

Risk, zarar veya kayıp durumuna yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığı anlamına gelir. Tehlike ile eş anlamlıdır ve ilerde ortaya çıkması beklenen ama meydana gelip gelmeyeceği kesin olarak bilinmeyen olaylar için kullanılır. Risk, gelecek ile ilgili bir kavramdır çünkü gelecek belirsizlik ifade eder.

TİCARİ RİSK

Dış ticarette karşılaşılan riskler ülke içinde gerçekleştirilen ticarete oranla daha geniş kapsamlı yapılır. Taraflar iç ticarette bir risk ile karşılaştığı zaman yüz yüze görüşme imkanı ile sorunları kolaylıkla çözebilirler ayrıca bu risklerin çözümünde tek bir hukuksal boyut vardır. Dış ticarette ise olaya birden fazla hukuk sistemi girer ve riskin boyutu artmış olur. Risklerin arttığı bu ortamda ihracat yapanın mal bedelini tam olarak ve öngörülen süre içinde alması, ithalat yapanın ise talep ettiği mala sorunsuz şekilde ulaşması önem arz eder. İşte bu noktada da karşımıza ticari risk çıkmış olur.

Ticari riskler; malın sevki ve nakliyat sırasında meydana gelenler hariç genellikle ithalatçı ve ihracatçının herhangi kusurlu davranışından dolayı meydana gelir. 

Her tarzda işin kendine göre riskleri vardır. Fakat söz konusu uluslararası ticaret ve lojistik olduğunda bu riskler tamamen yeni bir boyutta karşımıza çıkar. Çünkü müşteri memnuniyetini en yükseğe çıkarıp maliyetleri ve zararı en aşağı indirmek en önemli amaçlarımızdan biri olmalıdır. Uluslararası anlamdaki işleri destekleyen genel hukuk kuralları çok seyrek olarak görülmektedir. Bunun yerine, tarafların girişimlerini gerçekleştirebilmek için yerleşik ticari uygulamalar ve kurallar esas alınmaktadır.

İster Türk lirası üzerinden ödeme yapın ister yabancı para sistemi üzerinden işlem yapın, her uluslararası işlemde ülke riski, ödemeyi alamama veya yapamama riski, yabancı tedarikçilerden teslimatı alamama riski gibi sorunlar ne yazık ki doğal olarak karşımıza çıkar.

RİSKLERİ YÖNETEBİLİR MİYİZ?

Bir girişimci veya işletme başarılı olmak için risklerle barışık olmalı ve onları yönetebilme kabiliyetine de sahip olmalıdır ki getiri sağlayabilsin. Bu riskleri önlemek için çeşitli yöntemler kullanmalıdırlar. Eğer riski önlenmesi gereken bir durum olarak görürsek işimiz uzun vadeli olmayacaktır. Bu yüzden riskleri kazanç sağlanabilecek bir durum olarak görmek başarı için gerekli bir durum olacaktır.

Risklerle baş edebilmek için gerekli ilk adım risklerin nereden gelebileceği konusunda hazırlıklı olmalı, piyasayı, ekonomiyi, teknolojik gelişmeleri, siyasi gelişmeleri takip etmelidir.

Genel olarak bütün riskler doğrudan mal ve hizmet pazarlayıcısının üstlendiği yükümlülüklere bağlıdır. Riskin hesaplanmasında genel olarak sadece ticari riskler göze alınmaktadır fakat,  mal ve hizmet alışverişindeki yükümlülüklere bağlı olmak üzere pazarlayıcının sorumlulukları arasında montaj, deneme veya bakım hizmetleri de hesaplanmalıdır.

ANLAŞMA SÜRECİ

Satıcı, her zaman sonuçları maksimize, riskleri minimize edecek şartları arayacaktır. Ancak satıcının, diğer rakipler ile başa çıkabilmek için alıcı tarafından sunulan mantıksal taleplere hazır olması, diğer rakipler ile uygun bir anlaşmaya varması ve taraflar arasında iyi, aynı zamanda uzun bir ilişkisinin oluşturulması gerekir. Eğer satıcı bu aşamada esnek olmaz ise, potansiyel olarak anlaşmayı kaybetme riski vardır. Diğer yandan alıcının çok zorlayıcı taleplerinin olmasıyla da aynı sonu varılabilir.

ÜRÜN RİSKLERİ

Ürün riskleri anlaşmanın önemli bir parçasıdır ve satıcı tarafından doğrudan kabul edilmesi gereken risklerdir. İlk olarak malın kendisi veya anlaşmada karar verilmiş teslim şekli, belirlenmiş performans garantileri, bakım veya servis yükleri bunlara örnektir.

ÜRETİM RİSKLERİ

Bu risk ürün ısmarlama veya nadir özelliklere sahip ürünlerde karşımıza çıkar. Bu tip vakalarda hazırda başka satıcı olmadığından eğer operasyon tamamlanamıyorsa, seçmeli bile olsa satıcı gerekli düzenlemeleri yapmanın maliyetini taşımalıdır. Ürün yükleme ve teslim edilene kadar kendi güvenliği olmadan en erken basamağında ödeme yükümlülüklerine sahip olan alıcının da belirli riskleri vardır. İki tarafı da korumak için bazen, ödeme koşulları üretim ve teslim aşamalarında olmak üzere kısmi ödemeye dönüştürülebilir.

ÖDEME VE TESLİMAT RİSKİ

Ödeme riski, alıcınız tarafından ödeme alamama veya geç ödeme alma riskidir. Teslimat riski, yabancı tedarikçinizin satış sözleşmesinin kendisine düşen kısmını yerine getirememe riskidir.

Bu riskleri önlemek için şirketimiz peşin satış yaparak veya açık hesaptan ödemeyi alarak bu riskleri azaltabilir. Bunların mümkün olmadığı durumlarda Belgeli Tahsilat ve Akreditif gibi farklı ve daha az riskli ödeme yöntemleri kullanarak bu riskleri azaltabiliriz.

TİCARİ RİSKLER

Alıcı riskleri olarak da adlandırılır. Genelde alıcı iflas eşiğindeyken veya sözleşme yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda ticari risklere girer ve ilk düşünmemiz gereken, alıcının ödemede ki borçlarıdır.

 OLUMSUZ İŞLETME RİSKİ

İş hayatının negatif yapısında oluşmakta olup, sadece yaygın değil aynı zamanda dünyanın bazı kesimlerine özgü olarak karşımıza çıkar. Söz konusu riskler hem bireysel faaliyetler hem de satıcının genel olarak işletme, finansal durumu ve ahlaki itibarı için ciddi sonuçlar doğurabilecek özelliğe sahiptir. Burada birçok ülkede meydana gelen özellikle büyük sözleşme ve projelere bağlı olan tüm hatalı uygulama türleri ele alınır, yolsuzluk,  kara para aklama ve bir nevi işleri kolay yol ile yürütme için yapılan ödemelerdir.

SİYASİ RİSKLER

Siyasi riskler veya ülke risklerini şöyle tanımlayabiliriz;  alıcının kendi ülkesinin ya da başka yabancı ülkelerin yönetim veya otorite önlemlerinden kaynaklanan ve sözleşmeye bağlı olarak gerçekleştirilmeyen ayrı bir ticari faaliyet riskidir.

Alıcının yükümlülüklerini yerine getirirken ve resmi para biriminden ödeme yaparken ne derece güvenilir davrandığına bakmaksızın, satıcıya karşı olan tüm yükümlülükleri kendi ülkelerindeki mevcut duruma ya da nakliyat güzergâhına bağlıdır. Ancak uygulamaya geçince ticari ve siyasi riskleri birbirinden ayırmak biraz zorlaşabilir. Çünkü yerel devletler tarafından alınmış siyasi kararlar, aynı zamanda yerel şirketi ve sözleşmeyi uygulama yeterliliklerini etkiler.

ÜLKE RİSKİ

Bu risk ise yabancı bir ülkeye yatırım yapma riskidir. Yerli şirketlerin yabancı yatırımlar ile işlemlerini etkileyecek olan yabancı ülkeye özgü tüm riskleri içerir. Devletin veya merkez bankasının sermayenin ülke dışına çıkmasına izin vermeme yani siyasi riskler ve ekonomik riskleri içerir. AB devletleri ve Exim Bank’ın İhracat – İthalat Bankasından ve bazı özel sigorta şirketlerinden, ihracatçıyı koruyabilecek sigorta poliçeleri bulunmaktadır.

DÖVİZ RİSKLERİ

İhracatçı faaliyetlerini yürütürken, maliyetlerde maruz kaldığı para cinsi ile ödemelerde gerçekleşenden farklı ise, yeni bir para riski ortaya çıkar. Çoğu faaliyetlerde, satıcının ana maliyetleri kendi para cinsinden olup, fatura başka bir para cinsinden olacağından otomatik olarak yeni bir risk ortaya çıkmış olur. Genel olarak baktığımızda her şeye rağmen Amerikan doları uluslararası ticarette yaygın olmakla birlikte, hammaddede, belirli mallarda, taşıma ve sigorta gibi hizmetlerde tercih edilmekte. İstatiksel verilere baktığımızda ise mal ve hizmetin uluslararası ticaretlerde kullanılmakta olan para cinsinin dağılımı net olarak bilinmiyor fakat ticarette faturalandırma avro, dolar gibi paralar lehine arttığı tahmin edilmekte. Bu yüzden çoğu ihracatçı yabancı para üzerinden faturalandırmaya ve maruz kalınan kur riskini yönetmeye alışmak zorunda kalmak durumunda.

FİNANSAL RİSKLER

Firmalar her uygulamada uluslararası ticaret yaparken finansal risk unsuru içerir. İhracatçının seçeceği ödeme şekli, ödeme gerçekleşinceye kadar her aşamada likiditeyi etkileyecek olup, satın alma, üretim ve yüklemenin her biri ile finansal yük getirir. İşler istenildiği gibi gitmez ise finansal risk ortaya çıkmış olur. İşlemler daha büyük ve daha karmaşık oldukça, finansal risk yönü daha belirgin ortaya çıkar. İhracatçı için en önemli problemlerden biri, finansman ve garanti ihtiyacı için teminat elde etmektir. Üretim ve teslimattan sonra bile, ihracatçı beklenmedik olaylar ve son ödeme tarihine kadar olan gecikme durumlarında finansal riske maruz kalmış olur.

Bu riskler genellikle ödeme şartlarının yapısı ile yakından ilgilidir. Daha emniyetli yapıldığında finansal risk otomatik olarak azalacaktır. İşletmeler bu yüzden nakit yönetimini iyi yapmalıdır.

TAŞIMA (HASAR) RİSKİ

Ticaret işlemlerinde taraflar alım satım sözleşmesini imzaladıktan sonra malın üretilmesi ve üretim sonrası bir uluslararası yada ulusal taşıma şirketi ile anlaşıp bu malın sevk edilmesidir. İlgili sevkiyat nakliyat yolu ile geçekleştirilebilir. Nakliyat sürecinde ortaya çıkabilecek sorunlar ticaret sürecinde iyi yönetilmesi açısından önem arz eder. Örneğin ; taşıma sırasında malların çalınması, nakliye aracının kaza yapması, malların hasara uğraması taşıma riskini oluşturur.

REKLAMASYON RİSKİ

İthalatçının satın aldığı malın kalitesi hakkında itirazda bulunma ve ihracatçıdan malın fiyatında indirime gidilmesini talep etme veya ödemeden tam anlamıyla kaçmak riskidir. İhracatçı için büyük sorun yaratan bu riskin yönetilmesi büyük sorun teşkil eder. O yüzden malları gönderen kişi malların kalite kontrolünü ve teslim edilmeden hemen önceki durumunu iyi bilmesi ve bunu sözleşme koşullarında belirtmesi gerekir. Bu sayede malların geri gönderilme, tekrar düşük fiyatla satışı önlenmiş olur.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*