Lojistik ve Taşımacılık Hukuku

Lojistik Nedir?

Lojistiğin kökeni eskiye dayanmaktadır ve birçok tanımı vardır. En genel tanımıyla lojistik :  ürün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi için bir araç olarak tanımlanabilir.

Lojistik Görsel 1

Lojistik ve Taşımacılık Kavramları’nın Farkı

Lojistik kavramı, mal veya hizmetlerin sağlanması amacıyla gerçekleştirilecek etkinliklerin yönetimi, örgütlenmesi ve planlanmasına yönelik faaliyetlerin bütününü ifade etmek için kullanılmaktadır.  Başka bir deyimle taşıma işi lojistik
faaliyetlerinin içinde en önemli bir faaliyet olup, bunun ön ve son aşamalarında ve hatta ara aşamalarında birçok faaliyet lojistik kavramı kapsamında ise de taşımanın ötesinde yer alır. Ulaştırma kavramı da taşıma kavramına göre daha geniş ve farklı içerikte bir kavramdır. Zira taşıma kavramı insan ve eşya olmak üzere maddi varlıkların belli araçlarla yer değiştirmesini ifade ederken; ulaştırma kavramı maddi bir varlığı olmayan haberin ve bilginin,
elektrik ve su gibi eşyanın muhatabına ulaştırılmasını da kapsamaktadır.

Lojistik Görsel 2

Taşıma Hukuku’nun Konusu

Taşıma hukukunun konusu, iradi olarak kararlaştırılan yük ve yolcuların güvenli bir şekilde taşınmasıdır. Bununla birlikte güvenli bir taşımanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ve gerçekleşmemesi halinde hukukun çözüm üretmesi gerekir. Bu açıdan bakıldığında, kısaca “bir yer değiştirme durumu” olarak ifade edilen taşıma işi, hukuk bakımından insanı birkaç yönüyle meşgul etmiştir:

  • Taşıma hukukunun ilk problemi, taşıyıcı ile eşya ilgilileri veya yolcu arasındaki menfaat dengelerinin nasıl korunacağıdır. Gerçekten taşıma konusu yük veya yolcu taşıma sırasında çeşitli tehlikelere maruzdur. Bu da kullanılan taşıma yöntemlerinin farklılıkları karşısında önemli farklılıklar göstermektedir. Örneğin, gemi denizde fırtınaya tutulabilir, korsanların eline geçebilir, kervan saldırıya uğrayabilir, başka memleketlerde el konulabilir, taşıyıcı veya yardımcıları ya da üçüncü kişiler ta rafından çalınabilir. Bütün bunların nasıl ve ne şekilde olduğu ise özellikle eşya taşımalarında, eşya ilgilisi bakımından çoğu zaman meçhuldür. Bunun tam aksi bir durum da ise eşyanın veya yolcunun zarar görmesinde ya da zamanında ulaşmamasında taşıyıcının bir kusuru olmayabilir. Ayrıca taşıyıcı, kapalı bir ambalaj içinde olduğu için farkında olmadan, çok değerli bir eşyayı, adi bir yük için istediği ücret karşılığında taşımaya kabul etmiş olabilir. Böyle bir eşyanın yolculuk sırasında zarar görmesi veya geç teslim edilmesi halinde, eşya ilgilerinin yüksek tazminat talepleriyle karşı karşıya kalabilir. İşte taşıma hukuku taşıyıcı ile yük ilgilisi veya yolcu arasındaki bu ve benzeri menfaat dengelerinin nasıl ve ne ölçüde korunacağını tespit eder. Taşıyıcı ile yolcu veya eşya ilgilisi arasındaki menfaat dengeleri bakımından taşıma hukuku bir özel hukuk dalıdır. Taşıma hukukunun bu kısmının “taşıma sözleşmeleri hukuku” olarak adlandırılması mümkündür.
  • Taşıma hukukunun ikinci problemi, taşıma sözleşmesinden doğan ihtilafların çözümünde özellikle uluslararası taşımalarda hangi ülke hukukunun uygulanacağı meselesidir. Bu problem taşımanın bir yer değiştirme olayı olmasıyla daha fazla ilgilidir. Bununla birlikte günümüzde taşıma ilişkisiyle ilgili olan farklı hukuklardan hangisinin uygulanması gerektiği konusundaki tercih zorluğunu gidermek amacıyla bağlayıcı nitelikte uluslararası yeknesak kurallar içeren Konvansiyonlar hazırlanmıştır. Taşıma hukuku bu bağlamda uluslararası yeknesak kurallar içeren bir özel hukuk dalı olarak gelişmektedir.
Lojistik Görsel 3

Taşıma Sözleşmeleri’nin Unsurları

Taşıma sözleşmesinin unsurları; taşıma taahhüdü ve ücret olmak üzere ikidir.

1) Taahhüt Unsuru

Taşıma faaliyetinin bir sözleşme ilişkisine dayanması, taşıyıcının sözleşmenin diğer tarafına karşı eşyanın taşınmasını taahhüt etmesini gerektirir. Başka bir ifadeyle taşımanın üstlenilmesi, “taşıyıcının eşyayı kendi gözetimi ve sorumluluğu altında” taşıma mesafesi boyunca götürmesini ifade eder. Bu sebeple, taşıma taahhüdünün ifası için taşıma konusu eşyanın zilyetliğinin, gönderen tarafından taşıyıcıya devredilmesi gerekir. Taşıma taahhüdünün konusu, eşyanın tarafların iradesine göre belirlenen belirli bir mesafede taşınmasıdır . Taşıma hukukunda eşya kavramı, geniş yorumlanır. Bu açıdan eşya; taşınması mümkün ve maddi bir varlığı olan her şeydir. Para, mektup, kıymetli evrak, her türlü belge, canlı hayvan gibi katı maddeler; petrol, su, doğal gaz gibi her türlü sıvı ve gaz halindeki maddelerin taşınması eşya taşıması olarak görülmektedir. Ancak maddi bir varlığı olmayan haber, bilgi, fikir  iletimi eşya taşıması niteliğinde görülmemektedir. Taşımanın, taşımaya konu olan eşyanın dışında bir güç kullanılarak ifa edilmesi gerekir. Bir otomobilin herhangi bir vasıtaya yüklenmeksizin kendi motor gücüyle bir yere götürülmesinin taahhüt edilmesi halinde, aradaki ilişki taşıma sözleşmesi olarak nitelenemez.

2) Ücret Unsuru

Taşıyıcının ücrete hak kazanabilmesi için, kural olarak eşyanın istenilen yere taşınması, yani taşıma taahhüdünü ifa etmesi gerekir. Ücret genellikle bir miktar paranın ödenmesidir. Bununla birlikte gerek ücret kavramının geniş yorumlanması gerekir. Bu açıdan ücret, taşıyıcıya sağlanan herhangi bir menfaattir. Ancak taşıyıcıya sağlanan menfaatle, taşıma işinden yararlananın sağladığı menfaat arasında tam bir denklik a ran masa bile, hakkaniyete uygun bir denklik ilişkisinin bulunması gerekir.

Ücretin tür ve miktarı kural olarak taraflarca serbestçe belirlenir. Bununla birlikte bazen ücretin miktarı üzerinde devlet müdahalesi söz konusu olabilmektedir. Ücretin açıkça veya kesin bir rakam şeklinde belirlenmesi zorunlu değildir. Ücretin belirlenmesinde bazen genel işlem şartları ve ücret tarifeleri de esas alınabilir. Ücretin taraf iradesi veya fiyat tarifeleriyle belirlenememesi halinde taşımanın konusu, mesafesi, güzergâhın durumu, kullanılan araç, yükün türü ve şekli gibi hal ve şartlar dikkate alınarak mahkeme tarafından takdir edilmelidir. Ücretin zorunlu bir unsur olmasının doğal sonucu olarak taşımanın ücretsiz yapıldığı hallerde, taraflar arasındaki İlişki taşıma sözleşmesi olarak nitelenemez. Bununla birlikte taşıma işinin ücretsiz yapılması, taşımayı gerçekleştiren kişinin sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. Bu durumda taşımayı gerçekleştirenin sorumluluğu, genel hükümlere göre tayin olunur.

Taşıma İşleri Organizatörlüğü ile İlgili Temel Kavramlar

Alıcı

Taşıma belgesine göre yükün alıcısı veya taşıma belgesi hükümlerine uygun olarak alıcı tarafından atananlar veya taşıma sözleşmesi/belgesi olmadan yürütülen taşımalarda ise yükün varış noktasında idaresini üstlenen gerçek veya tüzel kişiler” alıcı olarak nitelenmektedir. Burada gönderilen ve gönderilen tarafından görevlendirilen kişilerin alıcı olarak tanımlandığı görülmektedir. Esasen bu anlamı ile gönderilen ile eş anlamlı bir içerik verilmiş durumdadır.

Bakanlık

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı” olup; esasen taşıma işleri organizatörlüğü ile ilgili faaliyetler ticaret dair olmakla birlikte, burada düzenleme ve denetleme yetkileri bakımından bakanlık Ticaret Bakanlığı değildir.

Fıata

“Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonunu” olup, organizatörlükle ilgili bir çok alanda düzenleme, yönlendirme, eğitim ve sair katkı vermektedir. FIATA tarafından örnek bir taşıma senedi türü düzenlenmiş; bu da FBL olup; “Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı/Uluslararası Ticaret Odası kurallarına tabi ciro edilebilir/edilemez FIATA Konşimentosu” olarak tanımlanmıştır. FBL (forwarder bill of lading) esasen organizatörün taşıyıcı sayıldığı ve kendisi tarafından düzenlenen, çoğunlukla emre yazılı olmayan – nama yazılı bir senet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gönderen

“Kendi adına veya bir üçüncü şahıs adına yükü gönderen işletmeyi, ayrıca, taşıma işlemi bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yürütülüyorsa, sözleşmede “gönderen” olarak belirtilen kişi” şeklinde tanımlanmaktadır. Burada asıl olan akden taşıma sözleşmesini yapan ve taşımayı yaptıran, navlunu borçlanan kişi olmasıdır. Gönderenin taşımada menfaati açıktır, ancak malın aynına ilişkin hak sahibi olması şart değildir.

Kanun

“6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu” olup; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda 4.Kitap son kısmında taşıma işleri komisyoncusu düzenlenmiş, burada taşıyıcı sayılmasını gerektiren durumlarda taşıma işleri organizatörü olması söz konusudur.

Kombine Taşımacılık

“Birden fazla taşıma türü kullanılarak yapılan yük taşımacılığı” olarak tanımlanmıştır. Burada uygulamada farklı anlamlarda kullanılan intermodal, multimodal, kombine, karma, çok araçlı gibi karşımıza çıkan kavramlar için tek bir kavramı “kombine” kavramının tercih edildiği görülmektedir.

Mesleki Yeterlilik

“Taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetlerinin icrası ile ilgili eğitim, bilgi, beceri ve donanıma sahip olma” burada asıl olan girişimci değil, belli yetkinlikte ve eğitim almış kişilerin görev yürütmesidir. Faaliyetlerin yürütümünde nitelikli çalışan olması riski azaltıcı olarak değerlendirilmektedir.

Taşıma İşleri Organizatörü Yetki Belgesi

“Bu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunacak gerçek ve tüzel kişilere çalışma izni veren ve Bakanlıkça düzenlenen belge” olup; mesleki yeterlilik, saygınlık ve mali yeterlilik kriterlerini sağlamak kolulu ile verilmektedir. Böylece yetki belgesi sahibi dilediği taşıma moduna göre taşıma ve lojistik faaliyetleri organize etmekte; taşıyıcı-taşıyan sayılmaktadır.

Taşıma Güzergâhı

“Taşıma işleri organizatörünün, bir veya birden fazla taşıma türü kullanarak taşımanın başladığı kalkış noktasından bittiği varış noktasına kadar ara duraklar da dâhil oluşturduğu yol” olarak belirlenmektedir. Görüldüğü üzere, taşıma sürecinde gidilecek güzergâhı belirleme ve fiilen uygulamasını yönetmek yetkisi organizatöre aittir. 

Taşıma Senedi/Sözleşmesi

“Yük taşımalarında gönderen ile yetki belgesi/faaliyet izni sahibi arasında akdedilen, ilgili diğer mevzuat ve bu Yönetmelikle belirlenen bilgileri ihtiva eden sözleşme belgesi veya bu tür bir sözleşmede bulunması gereken bilgileri ihtiva etmesi halinde taşıma senedi yerine geçecek olan taşıma faturası, taşıma irsaliyesi veya irsaliyeli taşıma faturası” olarak tanımlanmıştır. Burada senet vasfı bakımından faturanın da kullanılabileceği, faturada taşıma sözleşmesine dair unsurların faturada yer alması ve bunlara itiraz edilmemesi şartına bağlıdır.

Taşımacı

“Ticarete konu olan yükü taşımayı kabul eden ve bu yükün belli bir çıkış noktasından başka bir varış noktasına taşınmasını sağlayarak alıcıya teslim eden ilgili mevzuat uyarınca yetki belgesi veya faaliyet iznine sahip gerçek ve tüzel kişiler” olarak belirtilmektedir. Burada şart koşulan alıcıya teslim olgusu olmasa da taşıyıcı – taşımacı sıfatı kabul edilebilecektir.

Taşıma Hukuku’nun Yasal Kaynakları

Taşıma Türleri ve Taşıma Mevzuatıyla İlgisi

Taşıma hukukunun yasal kaynakları, yani taşıma hukukuna ilişkin mevzuat genellikle taşıma türleri esas alınarak tasnife tutulmuştur. Buna göre;

  • Taşıma mevzuatı, öncelikle taşımanın yapıldığı ortama göre yapılan tasnifi nazara alınarak karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu taşımaları hakkında mevzuat olmak üzere dört ana başlık altında İncelenmektedir. Ayrıca günümüzde tek bir taşımanın birden fazla ortamda yapılması olgusu (multimodel taşıma-değişik tür araçlarla taşıma) da dikkate alınarak, bu tür taşımalara ilişkin özel düzenlemeler yapılma gereği duyulmuştur.
  • Taşıma mevzuatı, öncelikle taşımanın yapıldığı ortama göre yapılan tasnifi nazara alınarak karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu taşımaları hakkında mevzuat olmak üzere dört ana başlık altında İncelenmektedir. Ayrıca günümüzde tek bir taşımanın birden fazla ortamda yapılması olgusu (multimodel taşıma-değişik tür araçlarla taşıma) da dikkate alınarak, bu tür taşımalara ilişkin özel düzenlemeler yapılma gereği duyulmuştur.
  • Taşıma mevzuatı son olarak taşımanın konusu dikkate alınarak yolcu ve bagaj taşımasına ilişkin mevzuat ve yük (eşya) taşımasına ilişkin mevzuat olmak üzere iki başlık altında incelenir.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*