Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP)

KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASININ (ERP) TANIMI NEDİR?

Kurumsal kaynak planlamasının orijinal karşılığı olan Enterprise Resource Planning (ERP) ifadesinin baş harflerinden oluşmakta ve yaygın olarak bu şekliyle bilinmektedir. Kurumsal kaynak planlaması kavramı, işletme fonksiyonlarını bir araya getirerek onların tek bir noktadan izlenebilmesini sağlamakta ve aynı zamanda birden fazla tanıma da sahip olmaktadır. Bu tanımlardan bir tanesi ise, müşteri siparişlerinin karşılanabilmesi adına kurumlar ve işletmeler genelindeki bazı kaynakları elde bulundurmak, imal etmek ve sevk edip hesaplamak üzere belirleyen, planlayan ve aynı zamanda odak noktası muhasebe olan bir bilişim sistemi olmasının ifadesi şeklindedir.

Aslen kurumsal kaynak planlama kavramı, Connetticut”ta yer alan “The Gartner Group” tarafından ortaya atılmış bir yapı olmakla birlikte MRP II ( İmalat Kaynakları Planlaması ) sisteminin geliştirilmiş şeklini ifade etmektedir. Kaynakların planlamasının yapılabilmesi, yönetilebilmesi ve doğru takibinin yapılabilmesi adına geliştirilmiş olan bu sistem, kurumsal bütün faaliyetleri bütünleştirerek, pazarlamadan muhasebeye, satın almadan depolamaya kadar kurum içerisindeki tüm faaliyetlerin yönetiminin yapılabilmesini sağlamaktadır. Bu sistemin var olan genel özellikleri ise, içerisinde bulunulan firmaların büyüklüğü ya da firmalar arasında gösterdiği farklılık ve şirket etkileri dolayısıyla aşağıda belirtildiği gibi birkaç madde ile kısaca özetlenebilmektedir.

  • ERP, birden fazla kurum fonksiyonunu desteklemeyi kendisine hedef edinmiş ve bundan dolayı fonksiyonel bir yapıya sahip olmuştur.
  • ERP yazılımları, dünya genelinde kullanım olanağı sunabilecek kapasitede bir işlevselliğe sahiptir ve böylelikle tüm sektörler üzerinde uygulama alanı bulabilmektedir.
  • Tüm uygulama alanları nazarında birbiri ile tutarlı olacak şekilde grafik ara yüzlerine sahiptir.
  • İşletim sistemi ile donanımdan bağımsız olmasıyla birlikte, ERP tedarikçisinin önerdiği ve de onayladığı yazılım ve donanımlarla birlikte kullanılması, oluşabilecek riskleri en aza indirmektedir.
  • Hem ana verileri hem de iş süreçlerine ait verileri tutan bu sistem, bütünleşik bir veri tabanına sahiptir. Bu veri tabanı ve ERP temel işlevleri aşağıdaki görselde belirtildiği gibidir.

Bu maddeler üzerinden de anlaşılacağı üzere, günümüzde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, bir fark yaratabilmeleri ve oluşan rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için yeni stratejiler belirlemeleri ve aynı zamanda inovatif bir yapıya sahip olmaları gerekmektedir.  Bu stratejilerin başında ise kalite, verimlilik, doğru bir maliyet yönetimi ve süreçlerde hızlı düşünme, hızlı tepki verme gibi etkenler yer almaktadır. Tüm bunların yapılabilmesi içinse kıt kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerekmekte ve belirtilen kaynakların temelinde ise hammadde, iş gücü, makine, donanım ve finansman kavramları yer almaktadır. Bahsedilen bu kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasıysa üretim planlama ve kontrol etkileri ile mümkün olabilmektedir. Küresel iş ortamında da var yenilikler ya da sürekli değişen gelişen durumlar dolayısıyla yeni fırsatlarla karşı karşıya kalınmakta ve bu sürekliliğin getirisiyle birlikte değişim sürecini doğru kontrol edebilmek ve bunlara karşı hızlı bir dönüş sağlayabilmek gerekmektedir. İşletmelerin kendi bünyelerinde bunu başarabilmeleri için, işin tüm yönlerini güçlü ve bir o kadar da esnek bir yapıda olacak şekilde desteleyen sağlam ve doğru bir bilgi gereksinime ihtiyaç duymaktadırlar. Bahsedilen bu sistemler, işletmelere iş uygulamalarından örgütsel yapıya, lojistik, proje yönetimi, finans, servis, dağıtım, nakliye ve imalata kadarki gerçekleşen tüm faaliyetlerin tüm cepheler nazarında oluşacak bir uyum getirisi sağlamaktadırlar ve yine tüm bunları ERP ile gerçekleştirmek mümkün olmaktadır.

ERP’DE LOJİSTİK VE STOK YÖNETİMİ

Stoklar, birçok sanayi işleticisinin temel kullanım alanlarından bir tanesidir ve aynı zamanda kaynağın yönetimi, karlılık üzerinde doğrudan bir etki yaratmaktadır. Normalin altında kalan stok devir hızı ise rekabet ve azalan enflasyon dönemleri içerisinde işletmeleri, zararın eşiğine getirebilme gibi olasılığı yüksek bir durumun içerisine sürüklemektedir. ERP/MRP gibi konular üzerinde başarılı olmak isteyen şirketlerse, öncelikle envanter yönetimi alanında belirli bir noktaya gelebilmiş olmaları gerekmektedir. Anlaşılacağı üzere ERP ve MRP sistemlerinin stoklarla yakından ilişkili olduğu söylenebilmekte ve aynı zamanda ERP sistemi, bunları yeterli miktarlara indirgeyerek ya da sıfır noktasına getirmeye çalışarak işletme yönetimi adına çok daha verimli kaynak yönetimi nasıl yapılmalı, düzen nasıl sağlanmalı gibi alanlar üzerinde önerilere yer vermektedir. Bilindiği üzere stoklama kavramı, hangi düzeyde olursa olsun genel olarak tüm yöneticileri yakından ilgilendiren bir kavramdır. Bu noktada lojistik ve stok kavramındaki amaç, üretim yönetimi alanında çalışanlar için ana üretim programları ile doğrudan ilgili olan lojistik, stok ve depolama yöntemlerinin içeriği adına bilgi ve öneriler sunmaktadır. Stok yönetim işlevi ise bir ekip işidir ve etkin, verimli bir yönetim için herkesin doğru bilgilerle donatılması, ortak hedefleri ve izlenebilecek yöntemleri iyi bir şekilde anlaması gerekmektedir. Ekibin takım ruhunu destekleyici kişilerden oluşması ise başarıyı da beraberinde getirecek ve bu durumu destekler olabilecek noktaya gelecektir.

Süreç dâhilinde oluşabilecek bazı yönetici faaliyetleri vardır. Bunlar üretim, satın alma, fiziksel dağıtım, satış sonrası hizmet organizasyonu gibi başlıklardan oluşmaktadırlar.

Üretimle İlgili Olarak: Satış ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olabilecek üretim düzeyini belirleme, iş organizasyonları içerisindeki malzeme akışının en uygun şekilde sokulabilmesini sağlayabilme, depolama alanlarının ve malzeme taşımaya dair sistemlerin düzenlenmesini ve doğru planlanması olarak ifade edilebilir.

Satın Alma İle İlgili Olarak: Satın alınan herhangi bir şey için tedarikçilerin seçimi, hammaddeler, fiyat düzeyleri ve spesifikasyonlar, miktar ve düzey belirleme ve aynı zamanda iş akışının belirli noktalarında yer alacak taşeronların seçiminden oluşmaktadır.

Fiziksel Dağıtımla İlgili Olarak: Doğru ve uygun ulaştırma hizmetlerinin seçilmesi, gelen ve giden sevkiyatların çizelgelenmesi ve aynı zamanda dağıtım merkezlerinin faaliyet organizasyon ve planlamasıdır.

Satış Sonrası Hizmet Faaliyetlerinin Organizasyonları: Müşterilerin gerçek ihtiyaçlarına uygunluğuna karşın satış tahminin onaylanması, müşterilerin teslim tarihlerini baz alarak oluşturulacak teslim çizelgeleri ve müşteri ihtiyaçlarına uygun ambalaj gibi faaliyetler lojistik yöneticisi faaliyetleri arasında yer almaktadır.

STOK KAVRAMI VE AMACI

Stok kavramı, işletmelerin ortaya çıkabilecek ani ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına ya da satılmak üzere bulundurulan ürünlerin belirli tarihlerdeki miktarları ve aynı zamanda üretimin kesintiye uğramadan devamlılığını sağlayabilmek amacıyla elde bulundurulan malzeme, hammadde, yarı mamul ve mamullerdir. Stoklama kavramına küçük ölçekli işletmeler nazarında bakıldığındaysa küçük siparişler üzerine satış yaptıkları için onlarda stok bulundurma pek de gerekli olmamaktadır. Çünkü sipariş alındıktan hemen sonra hammadde ya da malzeme tedarik süreci başlat ve ürün üretimi tamamlandığında müşteriye o noktada teslim edilebilmektedir. Buradan da şu çıkarılır ki üretim sistemi zamanla büyüyüp gelişirse ürün çeşidi artacak ve böylelikle ürüne dair belirsizlikler, sorunlar ve bunlar arasındaki ilişkilerin karmaşıklığı stok bulundurmayı zorunlu bir hale getirmiş olacaktır. Bunların yanı sıra elbette ki stok bulundurmanın da çeşitli maliyetleri olmakta ve aynı zamanda üretim hızının doğru ve etkin bir şekilde yürütülmesi, müşteri isteklerinin zamanında, doğru oranda karşılanması ile birlikte müşteri memnuniyeti kavramı ön plana çıkmakta ve dolayısıyla önemli bir avantaj elde edilebilmektedir. Bu nedenden ötürü işletme politikaları üzerinde stok kavramı, üretim politikaları nazarında işletmeler için kritik bir öneme sahip olmaktadır.  Bu bağlamda stokları bünyesinde barındırdığı ana amaçlar doğrultusunda aşağıdaki maddelerde olduğu gibi sınıflandırabilmekteyiz.

  • Talep dalgalanmalarını karşılamak amacı ile oluşturulan stoklar,
  • Beklenmedik aşırı talebi karşılamaya yönelik stoklar,
  • Sipariş ve elde bulundurma maliyetlerini minimuma indirgeyerek ekonomik sipariş miktarı stokları,
  • Üretim kaynağı ile tüketiciler arasında taşınan miktarı karşılama amacıyla oluşturulan dağıtım stokları şeklindedir.

Bunlardan ziyade ürün değeri, tedarik süresi ve tüketim hızı gibi vb. faktörleri temelinde barındıran başka sınıflandırmalar da yapılabilmektedir. Fonksiyonlarına göre ise aktif stok ve emniyet stok olmak üzere başlıklara ayrılmaktadır.

ERP’NİN GELİŞİMİ, ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ VE KONUMU

Zamanla gelişim sağladığı gibi halen gelişimini sürdüren ve günümüzde de gelişmekte olan bilgisayar teknolojileri, 1960’lı yıllarda veri depolama kapasitesinin artış göstermeye başlamasıyla birlikte Amerika’da bir sistem gelişmesine sebebiyet vermiştir ve o yıllarda üretim sistemlerinin odak noktası envanter kontrolü olmuştur. 1970’lerde ise imalata dayalı bilgi sistemi olan malzeme ihtiyaç planlaması (MRP) sistemleri ortaya çıkmıştır. MRP sistemi yani malzeme ihtiyaç planlaması kavramı, üretimi gerçekleştirebilmek adına gereken alt ürünler, parçalar ve hammaddelerin miktarını ve aynı zamanda bu ihtiyaçların zamanlanması ile birlikte tedarikini de sağlamaktadır. İlk MRP yazılımı ise IBM tarafından geliştirilmiş ve daha sonra 1980’lerde, MRP’nin çok daha gelişmiş bir modülü olan imalat kaynakları planlaması (MRP II) sistemleri ortaya çıkmıştır. MRP II modülü sadece malzemeden ziyade insan ve makine gibi kaynak ihtiyaçlarını da kontrol edebilecek yetiye sahip olmaktadır.  1990’lı yıllara gelindiğinde ise MRP II, mühendislik, insan kaynakları ve proje yönetimi gibi vb. tüm kavramları ve faaliyetleri içerisine alabilecek şekilde genişletilmiştir. Bu durumun sonucunda ise kurumsal kaynak planlaması (ERP) kavramı ortaya çıkmıştır. ERP sistemiyle üretim içerisinde yer alan fonksiyonlar diğer fonksiyonlar ile birlikte bütünleştirilmiş ve tüm finans, üretim, satın alma, satış, dağıtım, kalite yönetimi, müşteri ve tedarikçi sistemleri gibi kavramlar ERP sisteminin içerisinde dâhil edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine ERP sistemi, tüm iş süreçlerini ve otomasyonu aynı yazılım üzerinde gerçekleştirmiş ve böylelikle kullanım gerekliliği oldukça fazla olan ara yüz sayılarının kullanım zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Böylelikle her birinin ayrı ayrı bir öneme sahip olduğu ve her bir süreçten elde edilen bu önemli bilgilerin zaman kaybı olmadan ve hata oranı olmayacak şekilde kullanılabilmesini sağlayabilmiştir. Dolayısıyla tüm bu bilgiler tek tacı altında toplanabilmiş ve toplanan bilginin, doğru kişiye, doğru yerde ve doğru maliyetle iletimi sağlanabilmiştir. Bu anlatılanlar doğrultusunda ERP sisteminin kronolojik gelişimi ise aşağıdaki tabloda belirtildiği gibi olmaktadır.

ERP kullanmayan işletmelerse, iş süreç ve faaliyetlerini kâğıt üzerinden, kâğıda dayalı sistemler ile dağınık ve bir o kadar da birbirleriyle bağlantısı olmayan yazılımları bir araya getirerek süreci yönetme çabasına girişirler. Bu durum sonucunda da zamanla oluşması gereken bilgiler tam olarak oluşmaz ve ellerinde oluşamayan bu genel bilgilerin yokluğundan kaynaklı olarak yönetimde büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabilmekte ve aynı zamanda gerekli bilgiyi edinebilmek adına çok yüksek meblağda para ödemek ve çok zaman harcamaları gerekebilmektedir. Tam da bu noktaları düzenlemek, geliştirmek ve tek çatı altına toplayabilmek adına ERP sistemleri tasarlanmıştır. Bu anlamda ERP sistemlerinin ortaya çıkış nedenleri ise aşağıda belirtildiği olmaktadır.

  • Küreselleşme ve uluslararası rekabet,
  • Bilgi teknolojilerinin zamanla getirdiği yeni olanak ve imkânlar,
  • Uluslararası dağıtım zincirlerinin yaygın ve daha etkin bir şekilde kullanılır noktaya gelmesi,
  • Çok fazla tesislere sahip olan işletmelerin, daha iyi idare ve kontrol edilme ihtiyacı,
  • Ürün ve üretim programları nazarında rekabete bağlı olarak ortaya çıkan değişmeler.

KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI YAZILIMLARI

Şu an günümüzde de olduğu gibi ERP yazılım sistemleri, üreten ve pazarlayan sitemlerdir. Ulusal veya uluslararası çalışan yazılım şirketleri ise ihtiyacı karşılamaya yönelik hizmet vermektedirler. Dünya genelinde bakıldığındaysa 100’ün üzerinde ERP yazılım paketi üreticisi var olmakta ve bu varoluşluğa rağmen kesimin büyük bir çoğunluğu küçük ölçekli firmaları kendisine hedef edinmektedirler. Yaygın olarak kullanılan ERP yazılım sistemi paketlerinden bazılarına ait bilgi ve açıklamalar aşağıda belirtildiği gibidir.

SAP: SAP yazılım programı, Almanya’da kurulmuş ve en çok bilinen yazılım programlarından bir tanesidir. Günümüz konumuna göre değerlendirildiğinde ise SAP programı, ERP yazılımı denildiğinde, piyasa lideri konumunda görülmesinden ziyade, bazı sanayilerde fiilen standart bir yapıda kabul görmektedir. Programın dünya genelinde 53.000’den fazla çalışanı, 50’den fazla ülkede satış ve geliştirme noktaları ve bunların yanında ürün ve sunduğu servisleri ile birlikte hemen hemen her ölçekte ve endüstride yer alan ya da faaliyet gösteren müşterilerin yenilik kavramı üzerindeki etkinliklerini ve verimliliklerini artırmaları konusunda destek sağlamaktadır. Bu noktada 251.000’den fazla müşterisi olan SAP programı, müşterilerinin işlevlerini karlılıkla yürütebilmesini, iş ve üretim süreçlerini doğru bir şekilde yönetebilmesini ve müşterileri ile ilişkilerini geliştirebilmesini, tedarik ve iş süreçlerini aktif bir şekilde takip eder verimliliğin artışını sağlayabilmesi gibi vb. alanlarda destek sağlamaktadır.

LOGO: LOGO, Türkiye’nin en büyük bağımsız yazılım kuruluşudur ve 1984 yılında kişisel bilgisayarlar için mühendislik yazılımları geliştirebilmek adına sahada yerini almaya başlamıştır. Şuan günümüzdeyse bilişim teknolojilerini kendisine odak noktası yapan bir yüksek teknoloji grubu halini almıştır.  LOGO kavramı, var olmaya başladığı ilk andan itibaren ve var olmaya devam ettiği sonraki yıllar itibariyle de sektör alanında çözümlere, hizmetlere, iş süreçlerine kazandırmış olduğu yeniliklerle Türk Yazılım Sektörünün akıcı ve inovatif lideri olma konumunda yerini almıştır

CANIAS ERP: 1989 yılında Almanya’da ortaya çıkmaya başlayan ve ürettiği kaynak yazılımları ile birlikte CANIAS ERP, firmaların iş-işlevlerini hızlandırması ve geliştirmesi yönünde destek sağlamış ve bu yönde var olmaya başladığı günden itibaren sunmuş olduğu çözümler üzerine gerek danışmanlık gerekse de eğitim hizmetleri sunmaktadır. Başta otomobil, metal, ambalaj, makine ve endüstriyel otomasyon, gıda, tekstil, halı, elektrik elektronik olmak üzere savunma sanayisini de içerisinde barındıran CANIAS ERP sistemi, 600’ün üzerinde müşteriye hizmet vermekte ve bugün Almanya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin de başta olmak üzere 23 ayrı ülkede 12 farklı dil üzerinde kullanılan kurumsal yazılım çözüm programı niteliği taşımaktadır.

NETSİS: 1991 yılında İzmir’de serüvenine başlayan NETSİS programı, şu an 10 farklı ülkede 400 iş ortağı ile birlikte zamanla büyümeye devam eden ekip çalışanları ve 40 binden fazla olan şirkette 150 binden fazla kullanıcıya sahip olmaktadır. Bu etkenleri ya da verilen verileri zamanla daha da büyüten ve de büyütmeye devam eden sistem, gerek servisleri bağlamında gerekse de sektördeki başarı sınırlarını konusunda çıtayı her gün biraz daha zorlamaktadır.

KAYNAKÇA

  • https://cozumlogo.com/urunlerimiz/erp/
  • https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/383455
  • http://www.megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/moduller_pdf/Lojistik%20Y%C3%B6netimi.pdf
  • file:///C:/Users/PC/Desktop/ERP/LOJ__ST__K%20FAAL__YETLERDE%20MODERN%20STOK%20Y__NET__M%20MODELLER__N__N%20%20UYGULANAB__L__RL______[%23699391]-994981.pdf
  • http://adudspace.adu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11607/285/ersin_tevatiroglu_tez.pdf?sequence=3&isAllowed=y

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*