Elektronik Ürün Lojistiği ve Lojistik Prensipleri

Elektronik ürünleri ev, ofis, işyeri gibi hayatımızın her alanında sürekli kullanıyoruz. Dünyada yaygın olarak kullanılan bu ürünlerin ihracatı ve ithalatı da oldukça çoktur. Elektronik ürün sektörü, rekabetin yüksek olduğu sektörlerin başında gelmekte. En iyi, en uygun, en son teknoloji, en yenilikçi teknolojiler rekabette öne çıkmaktadır. Tabii ki bu ürünlerin en hızlı şekilde hedefteki tüketicilere ulaştırılması rekabet açısından önemlidir. Bu hedeflere ulaşmak, hızlı ve çevik bir tedarik zinciri gerektirir. Bunu başarmanın zorlukları aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

ELEKTRONİK ÜRÜN ÜRETİMİ VE TEDARİK ZORLUKLARI

Elektronik ürünlerin yaşam döngüleri giderek kısalıyor ve marjlar daralıyor, bu da maliyetleri düşürme ve malzeme ile tedarikçileri daha verimli yönetme baskısını artırıyor. Bu, üretim ve kaynak sağlamada bazı eğilimleri tetikliyor. Bunlar;

Varlık Hafifliği: Bir endüstri trendi, daha az orijinal ekipman üreticisinin (OEM) fiilen kendi ürünlerini üretmesi, taşıması veya depolaması yönündedir. Birçoğu, bu hizmetler için hem sözleşmeli üreticilerle hem de üçüncü taraf lojistik sağlayıcılarla çalışmayı tercih ediyor. Örneğin, Sony’nin bir varlık hafif felsefesini benimsemesi, şirketin Ocak 2010’da Meksika’daki büyük bir TV üretim tesisi de dahil olmak üzere varlıklarını Foxconn Electronics’e satmasına neden oldu.

Gelişmekte Olan Pazarlarda Kaynak Bulma: Birçok elektronik şirketi, maliyetleri düşürebilen ancak aynı zamanda uzun ve ince bir tedarik zinciri oluşturabilen bir hareketle, gelişmekte olan pazarlarda üretim ve lojistik ortakları aradı. Gelişmekte olan pazarlardan kaynak kullanımı, genellikle yetersiz altyapı ve yeni ortaya çıkan lojistik yetenekler anlamına gelir; bu da navlunu hızlandırmada ve envanteri korumada zorluklar yaratmanın yanı sıra tedarikçi ve küresel ticaret uyum risklerini artırır.

Küresel Tedarik Zinciri Karmaşıklığı ve Riski: Çok fazla sayıda uzak yerden tedarik edilen çok fazla sayıda ürün hattı ve çok sayıda bileşen, karmaşık, maliyetli ve uzun bir tedarik zinciri oluşturur. Tedarik zinciri karmaşıklığı ve riski, nakliyeciler için en yüksek ikinci zorluktur.

Siparişe Göre Üretim/Stokta Üretim: Siparişe göre üretim stratejisi, elektronik şirketlerinin bilgisayar gibi ürünleri müşterilerin titiz özelliklerine göre özelleştirmesini sağlar. Örneğin Dell, sipariş üzerine üretim tedarik zinciri modeline yönelik çalışmaları nedeniyle önemli bir tedarik zinciri tanınırlığı elde etti. Elektronik ürün şirketlerinin çoğunluğu, çoğu elektronik şirketi için siparişe göre üretim tedarik zinciri modelinin her zaman stoğa göre üretim modeli kadar maliyetin etkin olmayabileceği konusunda hemfikirdir. Ayrıca, özellikle ürün yaşam döngüleri kısa olduğunda envanterin eskimesine yol açabilir. Dell, altı adede kadar tedarik zincirine sahiptir. Supply Chain Digest Webcast’e göre, ticari ürünler sipariş üzerine yapılır, ancak farklı talep gereksinimleri, bazılarının hava taşımacılığı yoluyla taşınması, bazılarının ise alternatif modlardan yararlanması anlamına gelir. Dell’in perakende ürünleri stoklanmak üzere üretilir ve yoğun sezonlarda ürünlerin uygun maliyetle pazara sunulması için çok önceden planlanır. Sonuç olarak, değişen pazar ve müşteri ihtiyaçları nedeniyle tek bir elektronik şirketi içinde bile tek bir boyutun herkese uymadığıdır.

Erteleme: Elektronik üreticileri tarafından tercih edilen ve hem envanteri azaltan hem de daha yüksek düzeyde özelleştirme sağlayan ilgili bir strateji, paketleme dahil olmak üzere nihai yapılandırmayı, ürünün tüketileceği pazarın içinde veya yakınında olana kadar ertelemektir.

Fiyat Baskısı: Göndericiler, işletme maliyetlerini düşürmeye yönelik fiyat baskısını en önemli lojistik zorluk olarak görüyor. Giderek yaygınlaşan bir çözüm, hızlı ama maliyetli hava taşımacılığına verilen yoğun vurgudan, belirli kanal ihtiyaçlarına göre diğer modlara geçmektir, ancak bu, önemli ölçüde önceden planlama gerektirir.

Çevresel ve Sosyal Sürdürülebilirlik: Pek çok endüstri gibi, elektronik üreticileri de özellikle uzun tedarik zincirleri söz konusu olduğunda CO2 emisyonları ve yakıt tüketimiyle ilgileniyor. Baskılı devre kartı üretiminden elde edilen kurşun gibi imalat yan ürünleri ek bir endişe kaynağıdır; Supply Chain Brain’in Şubat 2011 tarihli High Tech Outlook raporuna göre, ABD çöplüklerindeki ağır metallerin %70’i atılan elektronik ürünlerden geliyor. Şirketler malzeme ve paketleme sorunlarını çözmek için yaratıcı oluyorlar. Örneğin; Fortune’da Nisan 2011’de yayınlanan bir makaleye göre Dell, bambudan ve hatta mantardan yapılmış koruyucu ambalajları denemiş ve bir palete daha fazla sığdırmak için paket boyutlarını küçültmüştür.

KARMAŞIK AĞLAR VE KANALLAR

Elektronik endüstrisi, tedarik zincirine dahil olan ve hepsi ortak bir ritimde ilerlemeyen birden fazla şirketlere ayrılmış durumda. Bu şirketler şunları içerir:

  • Bileşen tedarikçileri
  • Sözleşmeli Üreticiler, Özgün Tasarım Üreticileri ve Ortak Girişimler
  • Orijinal Ekipman Üreticileri/Marka Sahipleri
  • Distribütörler/Ortaklar/Katma Değerli Satıcılar
  • Nihai Müşteriler

Elektronik şirketler, her biri kendine özgü ihtiyaçları olan birçok dikey pazara satış yapıyor. En çok çaba sarf edilenler arasında, elektronik tedarik zincirlerine hem fırsat hem de karmaşıklık sunan perakende satış yer alıyor. Perakendecilerle etkileşim kurmanın zorlukları arasında:

  • Yanlış perakende düzeyinde tahminler
  • Perakendecilerin risk toleransı
  • Önemli cezalar içeren katı satıcı uyum programları

PANDEMİ SÜRECİNDE ELEKTRONİK ÜRÜN TEDARİK ZİNCİRİNDE YAŞANAN ZORLUKLAR

Malzeme tedarik kesintileri bu zorlukların başında gelmekteydi. Birçok elektronik ürün üreticisi zamanında hammadde elde edemedi. Bir diğer taraftan üretim fabrikaları kapanma durumuna geldi üretim haliyle yavaşladı. Aynı zamanda bu yavaşlama ürünlerin nihai müşterilere ulaştırılmasını da aynı oranda yavaşlattı. Sonuç olarak pandemide hammadde tedariği, üretim, dağıtım, teslim yani tedarik zincirinin en önemli noktalarında büyük zorluklarla karşılaşıldı. Bu zorlukların etkileri günümüzde hala devam etmektedir.

ELEKTRONİK ÜRÜNLERİN ÖZELLİKLERİ

  • Küçük ve hafif ürünler olabileceği gibi ağır ve büyük çaptaki ürünler olabilir.
  • Herhangi bir darbeden çok çabuk etkilenebilirler.
  • Ürünlerin belirli parçaları deforme olduğunda insan sağlığını tehlikeye atabilmektedirler. (Pilin deforme olması ya da şarj kablosunun deforme olması gibi)
  • Elektronik ürünler aşırı sıcaktan, nemden, sıvıdan olumsuz etkilenebilirler.
  • Elektronik ürünlerin bakımı ve tamiri bilirkişi tarafından yapılmalıdır.

Bu kadar hassas, bozulabilir ve değerli ürünler olması sebebiyle elektronik ürün taşımacılığında dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Bunlar;

  • Ürünlerin taşınacağı aracın içerisinde yükleme planlaması doğru şekilde yapılmalıdır.
  • Elektronik ürünler akışkan ürünlerle birlikte taşınmamalıdır. Taşıma anlaşmalarında bu detay kesinlikle belirtilmelidir.
  • Elektronik ürünlerin taşındığı kabın sızıntılara karşı yalıtımı yapılması gerekmektedir. (Hava koşulları ya da taşıma koşullarına karşı önlem alınması gerekiyor yoksa birçok ürün zaiyata uğrayabilir.)
  • Ürünler taşıma kabına yerleştirilirken ağır yükler alt kısımda, hafif yükler ise üst kısımda olacak şekilde yerleştirilmelidir.
  • Ambalaj üzerinde paketin istifleme pozisyonu gibi bir uyarı varsa dikkate alınmalıdır.
  • Ürünler taşıma kabı içerisine aralarında boşluk bırakılmayacak şekilde yerleştirilmelidir.
  • Araç yük bölgesi elektronik ürün hırsızlığına karşı korunabilecek şekilde kilitlenmeli ve mühürlenmelidir, ayrıca elektronik ürün taşıyan karayolu araçlarının sürücüleri park etme ve dinlenme süresince araçlarının yanlarından ayrılmamalıdır.

ELEKTRONİK ÜRÜNLERİN DEPOLANMASI

  • Ürünler özellik ve çeşitlerine göre depolardaki ilgili lokasyona aktarılıyor.
  • Kuru ve temiz ortamlarda saklanmalı,
  • Ürünlere hiçbir yerden sıvı teması bulunmamalı depo özelliklerine göre yerden yüksek alanlarda muhafaza edilmeli,
  • Depo sıcaklığı çok yüksek olmamalıdır ürünler bu ortamda uzun süre tutulursa ürün ve ürünün ek parçaları zarar görebilir,

ELEKTRONİK ÜRÜNLERİN AMBALAJLAMA, PAKETLEME VE İŞARETLENMESİ

Ürünler paketlenirken hasar görmemesi ve taşımaya uygun şekilde paketlenmesi gerekmektedir. Ürün paketi üzerinde nasıl taşınacağı kullanılacağı ve muhafaza edileceği konusunda bilgilendirme bulunmaktadır. Ambalajlama sağlam ve koruyucu olmalıdır. Paketleme yapılırken ürünün yapısını bozacak türde bir paketleme olmamalıdır yani hatalı yerleştirme yapılmaması gerekmektedir. Ürün paket içerisinde sabit olmalıdır eğer paketlemede herhangi bir boşluk kalırsa ürün sallantıdan meydana gelebilecek olan hasarları alır. Bunu önlemek adına paket içerisine darbe emici bir malzeme konulmalıdır. (Örneğin darbe emici köpükler) Paketlemeler müşteri güvencesi adına hiç açılmadığını göstermek için mühürlenmelidir. Ürün ambalajı üzerinde TRT bandrolü bulunmalıdır.

Ürünün tanınabilmesi için barkodlar veya RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama Teknolojisi) etiketleri bulunmalıdır.

AMBALAJ VE PAKETLERDE KULLANILAN İŞARETLER VE ANLAMLARI

Elektronik ürünün kullanımı sona erdiğinde, ürünün standart çöp kutularına atılmaması gerektiğini belirtmektedir. Zehirli olan kobalt, baryum, cıva gibi 1000’den fazla zararlı madde içeren elektronik atıklar, düzgün bir şekilde yok edilip kontrol altına alınmadığında insan sağlığına ve çevreye ciddi zararlar veriyor. Meyve kabuğu gibi organik atık olan atıklar doğada kolayca çözünebilirken, elektronik atıklar doğada aynı kolaylıkla çözünemiyorlar ve uzun yıllar çözünmeden doğada kalıyorlar. Dolayısıyla elektronik atıklara, sıradan çöp muamelesi yapmamak gerekiyor. Elektronik atıklar, dünyayı yaşanabilir kılan “çevre ve insan sağlığı, doğal kaynaklar, ekonomi” gibi kavramlara büyük zararlar veriyorlar.

Ürün ve ambalajın suya dayanıksız olduğunu göstermektedir.

Kırılabilir bir ürün olduğunu ve buna uygun olarak taşınması gerektiğini göstermektedir.

Paketin hangi yönde taşınacağını ve istifleneceğini belirtmektedir.

Ürünün güneş ışığına maruz bırakılmamasını belirten uyarı işaretidir.

Neredeyse aldığımız tüm ürünlerde olan bu işaret ise ürünün asgari güvenlik koşullarına uygun olduğunu, tüketiciye ürünün güvenli olduğunu bildiren işarettir. (AB üyesi Ülkelerde piyasaya arz edilecek olan ürünlerin CE işaretini taşıması zorunludur.)

Ürünün ID numarası diyebiliriz, ürün ile ilgili bilgileri kayıt altında tutabilmek için elektronik sistemler kullanılarak, ürün paket ve ambalajlarına verilen kodlama işaretidir.

Geri dönüştürülebilir ürün işaretidir. (Bu işareti çoğu yerde görmüş olabiliriz, basit bir işaret gibi görünse de birçok faydaya sahip;

  • Ömrünü tamamlamış elektronik eşyalardaki değerli malzemeler geri kazanılarak yeni ürünlerde kullanılır; böylece enerji tasarrufu sağlanmış olur.
  • Atıklardaki cıva, kurşun gibi zehirli maddelerin çevreye zarar vermeden dönüştürülmesiyle doğal kaynaklar korunur, çevre kirliliğinin önüne geçilerek doğal kaynaklara verilen zarar en aza indirilir.
  • Verimli toprakların atıklarla dolmasının önüne geçilerek atık alanlarına olan ihtiyaç azaltılır.
  • Gelecek için sürdürülebilir şehir ve yaşam alanları oluşturulur.
  • Sıfır atık kavramına daha çok yaklaşılır.
  • Büyüyen bir sektör olan e-atık geri dönüşümü, yeni iş imkanları sağlar.

ULUSLARARASI VE ULUSAL DÜZENLEMELER

Elektronik ürünlerin yasal standartlarının belirlenmesi için;

  • (CEN) Avrupa Standartlar Komitesi
  • (CENELEC) Avrupa Elektroteknik Standartlar Komitesi
  • (ETSI) Avrupa Telekomünikasyon Standartları Komitesi
  • (EIC) Uluslararası Elektronik Standardizasyonu Komitesi gerekli düzenlemeleri yürütmektedir.

TRT BANDROLÜ

TRT bandrol ücreti, ticari eşya ve yolcu beraberinde getirilerek ithalatı yapılan, televizyon, radyo, video, bilgisayar, cep telefonu, tablet bilgisayar, birleşik cihazlar ile üzerinde radyo televizyon yayımı almaya yarayan cihaz bulunan taşıtlarda söz konusudur. TRT bandrol ücreti ithalatta, ÖTV hariç tutularak KDV matrahı üzerinden bir defaya mahsus alınmaktadır. TRT bandrol ücreti gümrük idarelerince tahsil edilerek aylık olacak şekilde, takip eden ayın 15. gününe kadar, TRT bünyesine aktarılmaktadır (Bozkurt, 2019: 13). TRT bandrol ücretinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde oluşan yükümlük nedeniyle gümrük vergileri kapsamındaki yaptırımlar uygulanmaya konu olmaktadır.

ROSH BELGESİ

Belirli Zararlı Maddeleri Kısıtlama anlamına gelen ROHS (Restriction of Hazardous Substances) Direktifi, elektronik kart ve belirli bazı malzemelerde zararlı birtakım kimyasalların olmamasını ya da belirli sınırlarda olmalarını zorunlu kılan direktiftir.

  • Civa (Hg) – %0,1
  • Kadmiyum (Cd) – %0,01
  • Kurşun (Pb) – %0,1
  • Krom (Cr) – %0,1
  • Polibromürlü Bifenil (PBB) – %0,1
  • Polibromürlü Difenil Eterin (PBDE) – %0,1

Üreticilerin, RoHS Belgesi alabilmek için ürünlerinin içeriğinin yukarıda belirtmiş olduğumuz sınır değerlere uygun olduklarını kanıtlamaları gerekiyor. Bu amaçla laboratuvara gönderilen ürünler ilgili TS EN 62321 standardına uygun olacak şekilde analiz ediliyor ve bir teknik dosya hazırlanıyor. Analiz sonuçlarının Yönetmelikte öngörülen değerlere uygun olması durumunda hazırlanacak olan RoHS belgesinin aşağıdaki bilgileri içermesi gerekiyor:

  • Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Sınırlandırılmasına Dair Yönetmelik’e uygun olarak imal edilmiş olduğunun beyanı
  • Üretici Adı ve Adresi
  • Ürünlerin adı ve tipleri
  • Firma iletişim bilgileri
  • Test raporuna yapılan bir atıf
  • Test standardı
  • Beyan yapılan yer ve tarih

WEEE BELGESİ

WEEE Direktifi (Waste Electrical Electronic Equipments 2012/19/EU) ise elektrikli alet ve elektronik donanım atıklarının azaltılıp önlenmesi ve atık imhasını azaltılması amacıyla bu tür atık maddelerin geri dönüştürülmesi, tekrar kullanılması ve uygun geri kazanım sağlanması şartlarını belirleyen yükümlülüktür. WEEE Direktifi distribütörler, üreticiler ve tüketiciler gibi elektronik materyalin yaşam döngüsünde yer alan her kişi ve kurumun çevresel başarımlarını geliştirmeyi hedefler.

WEEE pazarda bulunan ve kullanım ömrünü doldurmuş ürünlerle ilgili gereklilikleri belirlerken ROHS üretim öncesi talimatlarla çevresel zararı en aza indirmeyi amaçlar. WEEE Direktifinin hükümleri şöyledir:

  • Elektrikli ve elektronik ekipman atıklarının ayrı olarak toplanmasını sağlamak üreticinin sorumluluğundadır.
  • Kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli ve elektronik ekipman atıklarının geri alınmasını, geri dönüştürülmesini ve işlenmesini yerine getirmek her üreticinin veya AB pazarında ürün satmakta olan herkesin sorumluluğudur.
  • WEEE Direktifi’nin ele alınışında üstlenilen rol hakkında kamuoyuna gereken bilgiyi sağlamak üreticilerin sorumluluğundadır.

LOJİSTİK PRENSİPLERİ

Lojistiğe ait faaliyet planlama aşamasından uygulanma aşamalarına kadar olan süreçte yararlanılan birtakım prensipler bulunmaktadır. Bu prensiplere lojistik sürecinin rehberi gözüyle de bakılabilir. Lojistiğin uygulanabileceği tüm alanlara uygulanabilen bu prensiplere bağlı kalındığı taktirde kaynakların etkin kullanılması ve zaman kaybının önlenmesi konularında başarı sağlanabilinecektir. Lojistiğin prensipleri lojistik amaçlar için anahtar görevindedir.

Lojistik hizmetlerin değer yaratması, uygun ürünün, uygun miktarda, uygun zamanda, uygun fiyatla ve doğru yerde bulundurulması ile mümkün olabilir. Lojistik prensipler, genellikle lojistik faaliyetlerde kılavuz olarak görülmesi gereken temel ilkeleri ifade etmektedir. Bu prensipler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir;

Standartlık: Lojistik sistemlerde kullanılan teknik donanım ile malzeme hizmet ve iş yapma usullerinde ulusal ve uluslararası standartlık sağlanmalıdır. Örneğin konteynerler, demiryolları, elleçleme ekipmanı, bilişim teknolojisi gibi temel lojistik unsurların standart olması, küreselleşme sürecindeki lojistik aktörler için önemlidir. Diğer taraftan bu faaliyetlerde kullanılan donanımların kalibrasyonu ve sertifikasyonu standartlık açısından ayrı bir gerekliliği de ortaya koymaktadır. Standardizasyonun sağlanabilmesi için “müşterek çalışabilme, kullanılabilme, yönetilebilme” gibi temel ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca standartlara uyulması, yeterli ve amaca uygun bir kalite kontrol ve ölçümleme sisteminin kurulmasını da gerekli kılmaktadır.

Ekonomik Olma: Lojistik ekonomiklik, en az masrafla etkin bir şekilde en fazla lojistik desteğin sağlanmasıdır. Kaynaklar ihtiyaçların tamamını karşılamak için kıt olduğundan eksik kaynakların tahsis edilmesi ve önceliklerin belirlenmesinde ekonomi faktörüne gerek maliyet gerekse zaman açısından dikkat edilmeli, bu konuda yenilikçi stratejiler geliştirilmelidir.

Yeterlilik: Yeterli desteğin sağlanmaması lojistik operasyonlar için hayati öneme sahiptir. Lojistik kaynakların yeterlilik seviyesinde belli oranlar yakalanmalıdır. Yeterlilik prensibinde fazla stok yerine sürdürülebilirlik ve karşılanabilirlik esas alınmalıdır.

Elastikiyet: Lojistik örgütler ve usuller değişen durumlara, görevlere, konseptlere ve kavramlara uyum sağlayabilecek bir yapılanma içinde olmalıdır. Lojistik sistemlerin esnekliğe sahip olması, yeni ve öngörülemeyen durumlar için yaratıcı çözümler üretme potansiyeli kazandırır.

Sadelik: Kompleks ve karmaşık süreçler yerine hem planlamada hem de uygulamada lojistiğin tüm alanlarında yalınlık esas alınmalıdır. Lojistik sistemlerde yalınlık ayrıca etkinliği artırır ve kaynakların etkin kullanımını sağlar. Yalınlık sayesinde içinden çıkılması zor bir yapı yerine, kolay ve uygulanabilir bir lojistik sistem kurulabilir. SADELİK PRENSİBİNE UYULDUĞU TAKTİRDE…

İzlenebilirlik: Amaca uygun ve yeterli elektronik altyapı ile bilgi iletişim sistemlerinin kullanımı sayesinde tüm lojistik operasyonlar takip edilebilmelidir. Lojistik faaliyetlerin; miktar, durum, zaman ve yer itibariyle en gerçekçi biçimde izlenebilmesi, sorunların önceden tespit edilerek çözülmesi için gereklidir. Ayrıca birbirini ardışık biçimde izleyen lojistik süreçlerde doğru bilginin doğru zamanda elde edilmesi, izlenebilirlik ile mümkündür.

Koordinasyon: Lojistik desteğin etkinliğinin sağlanması, koordinasyonun sağlanması şartına bağlıdır. Lojistiği planlayanlar ile planlamacılar, icracılar ve müşteriler arasında sürekli bir uyum ve koordinasyon sağlanmalıdır.

Planlama: Lojistik faaliyetlerin sürdürülebilir olması, süreçlerin önceden planlanması ve bunlar arasındaki öncelik sıralaması ile alakalıdır. Lojistik planlama aynı zamanda fiili uygulama ile karşılaştırma imkânı sağlayarak lojistik kontrol fonksiyonuna da girdiler temin etmektedir.

KAYNAKÇA

  • Erdal, M., Görçün, Ö. F., Görçün, Ö., & Saygılı, M. S. (2008). Entegre lojistik yönetimi. Beta yayınları, 578-595.
  • El ile Taşıma Yönetmeliği Resmi Gazete: 11 Şubat 204 Çarşamba, Say: 25370, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.
  • https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/selcuk.kahveci/108138/unite_5.pptx
  • BOZKURT, R. (2019). Gümrük Vergilerinde Kabahatler, Yaptırımlar ve Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, S:5
  • Dağdelen, K. (2022). Gümrük Vergilerinin Makro Ekonomik Etkileri Üzerine Ampirik Bir Analiz (Master’s thesis, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
  • 10 http://www.ekonomi.gov.tr/portal/content/ Erişim, 27.11.2015. 11 Waters, D. (2003). Logistics: An Introduction to Supply Chain Management, Palgrave Macmillan,
  • Ulaştırma Hizmetleri: MEB Lojistik Yönetimi Modülü, MEGEP, http://www.megep.meb.gov.tr, 2011.
  • Dinçel, S. (2016). Lojistik yönetimi ve girişimcilik. Hiperlink eğit. ilet. yay. san. tic. ve ltd. sti..
  • Çiftlik, S., Handırı, İ., Beyhan, M., Akçil, AU, Ilgar, M., & Gönüllü, MT (2009). Elektrikli Ve atık elektroniklerin (e-atık) yönetimi, ekonomisi ve metal geri kazanımını muhafaza etme değerlendirmesi. Türkiye’de Katı Atık Yönetimi Sempozyumu (Türkay 2009), YTÜ , 15-17.

Instagram Hesabı‘mızı da takip edebilirsiniz!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*